<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924</id><updated>2012-02-16T03:21:11.445-08:00</updated><category term='Pierfrancesco Favino'/><category term='Amanda Peet'/><category term='fare'/><category term='Jordan Ladd'/><category term='George Clooney'/><category term='1. sezon sonu'/><category term='masal'/><category term='ferzan özpetek'/><category term='macera'/><category term='Ron Livingston'/><category term='homer'/><category term='Alan Rickman'/><category term='Laura Regan'/><category term='28 gün sonra'/><category term='Paul Schneider'/><category term='Clive Owen'/><category term='Will Ferrel'/><category term='Dustin Hoffman'/><category term='Hearher Matarazzo'/><category term='Jodie Foster'/><category term='Oh Young-soo'/><category term='Kim Jong-ho'/><category term='uzay filmi'/><category term='Ben Whishaw'/><category term='Luca Arcentero'/><category term='Neve Campbell'/><category term='Tobey Maguire'/><category term='Eric Bana'/><category term='Zach Braff'/><category term='Samuel L. Jackson'/><category term='Cillian Murphy'/><category term='Chris Evans'/><category term='Ashley Judd'/><category term='Emma Thompson'/><category term='Lauren German'/><category term='Katherine Heigl'/><category term='Al Pacino'/><category term='Seth Rogen'/><category term='Aaron Stanford'/><category term='Kirsten Dunst'/><category term='Claire Danes'/><category term='komedi'/><category term='Bijou Phillips'/><category term='polisiye'/><category term='Ken&apos;ichi Matsuyama'/><category term='Laura Graham'/><category term='Drew Barrymore'/><category term='Michelle Pfeiffer'/><category term='şeker'/><category term='fantastik'/><category term='James Franco'/><category term='Steve Carell'/><category term='Kurt Russel'/><category term='Tatsuya Fujiwara'/><category term='korku-gerilim'/><category term='Rachel Hurd-Wood'/><category term='Helena Bonham Carter'/><category term='Charlie Cox'/><category term='Laura Lindley'/><category term='gereksiz'/><category term='Vanessa Ferlito'/><category term='Matt Damon'/><category term='Ryan Kwanten'/><category term='Donnie Wahlberg'/><category term='tüm metal'/><category term='simya'/><category term='Sydney Tamiia Poitier'/><category term='Michael Shannon'/><category term='Roger Bart'/><category term='kurbağa'/><category term='yemek'/><category term='Williem Dafoe'/><category term='Chris Cooperi Ryan Phillippe'/><category term='Maggie Gyllenhaal'/><category term='Brad Pitt'/><category term='Cliff Curtis'/><category term='miyazaki'/><category term='anime'/><category term='fare şehri'/><category term='eğlence'/><category term='Denzel Washington'/><category term='film'/><category term='Aaron Eckhart'/><category term='Morgan Freeman'/><category term='John Cusack'/><category term='Robert De Niro'/><title type='text'>ÇINAR AĞACI - SİNEMASEVER</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>33</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-5877280619890263811</id><published>2008-01-03T10:29:00.000-08:00</published><updated>2008-01-03T11:23:32.813-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Michelle Pfeiffer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='masal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fantastik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Robert De Niro'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Charlie Cox'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Claire Danes'/><title type='text'>Stardust (Yıldız Tozu)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/R30zEYiiyRI/AAAAAAAAAZE/lyFmHxei8cE/s1600-h/stardust-poster-1.jpg"&gt;&lt;img src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/R30zEYiiyRI/AAAAAAAAAZE/lyFmHxei8cE/s320/stardust-poster-1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151329699181545746" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span&gt;Dunstan'ın (küçüklüğü Ben Barnes, büyük hali Nathaniel Parker) yaşadığı köyün hemen dışında bir duvar vardır. Bu duvarın başında her zaman bir bekçi bulunur ve kimseyi duvarın öbür tarafına geçirmemekle görevlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün Dunstan duvarın öbür tarafını merak eder ve bekçiyi atlatarak duvarın diğer tarafına geçer. Burada değişik insanlar ve değişik eşyalarla dolu başka bir köy vardır.Dunstan tezgahların birinin önünde durur ve Una'yla (Kate Magowan) tanışır. Una ona bir çiçek verir ve karavana alır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;img src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/R300s4iiyVI/AAAAAAAAAZk/i9Lmlwn2kNY/s320/stardust-round2-8.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151331494477875538" /&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;Dunstan ordan ayrılırken Una'nın diğer tarafın kralının kızı olduğundan ve tezgahın sahibi Ditchwater Sal tarafından tutsak alınarak köle yapıldığından habersizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dunstan kendi köyüne geçtikten 9 ay sonra kapısı çalınır. Bir sepet içinde minik bir bebek gelmiştir duvarın öbür tarafından. Bu, Dunstan ve Una'nın oğlu Tristan'dır (Charlie Cox). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan yıllar geçer, Tristan büyür ve   Victoria'ya (Sienna Miller) aşık olur. Ama köyün zenginlerinden biri daha aynı kızı sevmektedir. Tristan  Victoria'ya duygularını açar ve onun için yapamayacağı şey olmadığını söyler. Tam da o anda bir yıldız kayar. Tristan  Victoria'ya olan aşkını kanıtlamak için kayan yıldızı kıza getireceğine dair söz verir ve eve gider. Babası Dunstan'a duvarın öbür tarafına geçmek istediğinden bahsetmek zorunda kalınca babasının da daha önce bunu denediğini ve hatta annesinin diğer taraftan olduğunu öğrenir. Dunstan ona annesinden kalan bir mektupla çiçeği verir. Mektubun içinde bir de siyah mum vardır. Mektupta yazana göre mum yakıldığında insanı en hızlı şekilde düşündüğü yere götürebilecektir. Tristan mumu yakar ve birden kayan yıldızın yanında bulur kendini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerde kocaman bir çukur, çukurun içinde de Yvaine (Claire Danes) vardır. Kayan yıldız Yvaine'dir ama Tristan'ın bundan haberi yoktur. Onun dünyasında böyle fantastik şeyler olmaz çünkü :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yvaine'in yıldız olduğunu anladığında onu kendine bağlar ve eve doğru yola koyulur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;img src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/R30zfIiiySI/AAAAAAAAAZM/L9Whl-RD08M/s320/stardust_wideweb__470x312,0.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151330158743046434" /&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;Bu arada fantastik şeylerle dolu köydeyse kayan yıldız görülmüş ve birçok kişi onu bulmak için yola koyulmuştur. Bunlardan en tehlikesi Lamia'dır (Michelle Pfeiffer) . Lamia ve kardeşleri gençleşmek ve&lt;br /&gt;ölümsüz olmak için yıldıza ihtiyaç duyarlar. Ellerinde son yakaladıkları yıldızdan kalan parçaları Lamia yer ve gençleşerek yeni yıldızı yakalamak için yola çıkar. Lamia bir cadıdır ve güçleri vardır. Niyeti yıldızı yakalayıp kardeşleriyle birlikte yemektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köyün kralıysa ölmek üzeredir ve tacı oğullarından kime vereceği belli değildir. Ölmeden önce son yaptığı şey boynundaki kolyeyi çıkarıp atmak ve rengini yerine getirebilecek varisin kral olacağını söylemek olmuştur. Daha önce krallık yarışında 7 oğlunun 3'ü ölmüş, geriye 4 oğlu kalmıştır. Bunlar da kolyeyi bulmak için yola &lt;br /&gt;çıkarlar. Bu arada herkes birbirinin kuyusunu kazdığından birer birer ölürler :)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;img src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/R30yuoiiyQI/AAAAAAAAAY8/JSBSNpbHQk4/s320/StardustDM_468x333.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151329325519390978" /&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;Tristan ve Yvaine eve dönüş yolunda cadılarla, korsanlarla (Robert De Niro) ve varislerle karşılacak ve epey maceralı bir yolculuk yaşayacaklardır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;img src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/R30zw4iiyTI/AAAAAAAAAZU/P6qnRbncBII/s320/Stardust2.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151330463685724466" /&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;Sonunda ne mi olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tristan gerçek aşkı bulur ve onun sonsuza dek parlamasına neden olur :) Cadılar ölür, korsanlar yıldırım toplamaya devam ederler..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-5877280619890263811?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/5877280619890263811/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=5877280619890263811' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/5877280619890263811'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/5877280619890263811'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2008/01/stardust-yldz-tozu.html' title='Stardust (Yıldız Tozu)'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/R30zEYiiyRI/AAAAAAAAAZE/lyFmHxei8cE/s72-c/stardust-poster-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-4857491643844060629</id><published>2007-11-06T22:54:00.000-08:00</published><updated>2007-11-06T23:37:02.625-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Williem Dafoe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Clive Owen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Denzel Washington'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Jodie Foster'/><title type='text'>Inside Man</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Dalton Russel (Clive Owen) bir hücreden seslenir bize. Kim, nereden, nasıl, ne zaman gibi &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RzFqnRpzsHI/AAAAAAAAAWM/pPQZD0IKmT8/s1600-h/inside-man1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5129998673537904754" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RzFqnRpzsHI/AAAAAAAAAWM/pPQZD0IKmT8/s320/inside-man1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;tipik sorulara bir bir cevap verirken söz nasıl'a geldiğinde zamanda geri gideriz..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Büyük bir bankada insanlar sıra beklerken boyacı kılığındaki Dalton ve 3 arkadaşı bankaya girerler. Kimsenin dikkatini çekmeden kameraları etkisiz hale getirir ve işe başlarlar. Önce kapıları kilitler sonra silahları çıkarırlar. Herkes bir anda panik olsa da onlara söylenen her şeyi yaparlar. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Dalton ve arkadaşları önce bütün banka çalışanlarını ve müşterileri kasa önünde toplar ve onları soyar. Maksat kendileri dahil herkese aynı kıyafeti giydirmek ve polisi şaşırtmaktır..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Bu arada Dedektif Keith Frazier (Denzel Washington) da adamlarını toplayıp olayı çözmeye çalışmaktadır. Dalton'la telefonda konuşur ve isteklerini öğrenir: Bir uçak, iki otobüs, benzin vs.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RzFqfBpzsGI/AAAAAAAAAWE/h_WTv86CBH0/s1600-h/insideman2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5129998531803983970" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RzFqfBpzsGI/AAAAAAAAAWE/h_WTv86CBH0/s320/insideman2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Dalton'un verdiği zaman tükenip de istediklerini temin edemeyince Detektif Frazier Dalton'la bir daha konuşur. Süre uzar. Detektif Frazier bundan şüphelenir. Dalton'un istekleri konusunda çok da acele etmediğini farkeder ve bunu anlamak için içeri girmeye karar verir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Dışarı çıktığında fikri hala değişmemiştir. Dalton zaman kazanmaya çalışmaktadır. Ama neden?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bütün bunlar olurken bankanın sahibi Mr. Case (Christopher Plummer) endişelidir. Ama para için değil kiralık kasası için. Kasada herkesten sakladığı bir şey vardır ve onun için çok önemlidir. Kasayı kimse görmeden ordan çıkarması gerekmektedir. Bunun için Madeleine White'ı (Jodie Foster) tutar. Madeleine tanıdığı kişilerin gücünü de kullanarak Dalton'la konuşur ve bankaya girer. Konuşmaları boşa çıksa da gerçek açığa çıkmış ve Mr. Case'in sakladığı şeyi öğrenmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5129998931235942530" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RzFq2RpzsII/AAAAAAAAAWU/qd_antFA8fM/s320/%C4%B1nsideman.jpg" border="0" /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Detektif ve ekibi içerde konuşulanları duymak için bankaya gönderdikleri pizza kutularının içine ses kayıt cihazı koyarlar. Ancak duydukları şey eski Arnavutluk Başkanının kaydedilmiş sesinden başkası değildir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Dalton'sa dışarı bıraktığı rehinelerden birinin eline verdiği notun içine sakladığı cihazla detektif ve ekibinin bütün planlarını duyar. Frazier bunu geç de olsa farkeder ama sorumlu polis şefi Captain John Darius (Williem Dafoe) Fraizer'ı dinlemez ve ekiple birlikte içeri girmeye çalışır. O anda bankanın kapısı havaya uçurulur ve rehineler dışarı kaçışmaya başlarlar. Polislerin içeri girmek üzere olduğunu öğrenen Dalton'sa çoktan planını yapmış ve uygulamaya koymuştur. 3 arkadaşı da rehineler arasına karışmış ve kendilerini kurtarmıştır. Dalton'sa ortada yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5129998317055619154" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RzFqShpzsFI/AAAAAAAAAV8/zcuqI4dLHds/s320/Inside_Man_20.jpg" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bütün bina aransa da Dalton bulunamaz. Rehinelerin sorgusundansa bir şey çıkmaz çünkü herhangi biri doğru ya da yalan söylüyor olabilir. Üstelik bankadan da hiçbir para çalınmamıştır. Yani ortada ne suçlanacak kişi ne de suçlanabileceği bir şey vardır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;1 hafta sonra büyük bir araba bankanın önünde park etmiş beklemektedir. Dalton'un arkadaşları arabadadır ve Dalton'u beklerler. O bankadan hiç çıkmamış, kasanın yanındaki arşiv odasına kolaylıkla kurdukları minik bir hücrede 1 hafta kalmıştır. İlk başlarda zaman kazanmalarının sebebi budur. O hücreyi inşa etmek. Her şey planladıkları gibi gitmiştir. Baştan beri amaçları da bankadaki parayı değil Mr. Case'in kiralık kasasını açmaktır. Kasadaki elmaslarla gizli dosyayı alır ve bankadan ayrılırlar.. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-4857491643844060629?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/4857491643844060629/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=4857491643844060629' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/4857491643844060629'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/4857491643844060629'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/11/inside-man.html' title='Inside Man'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RzFqnRpzsHI/AAAAAAAAAWM/pPQZD0IKmT8/s72-c/inside-man1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-4614046557300666598</id><published>2007-11-02T01:06:00.000-07:00</published><updated>2007-11-02T01:27:17.071-07:00</updated><title type='text'>Shrek The Third</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Kahramanımız Shrek, benim kahramanım eşşek bu filmlerde, ve &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RyrdzBpzr-I/AAAAAAAAAVE/PqbRbemaLy8/s1600-h/shrek4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128154994401587170" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RyrdzBpzr-I/AAAAAAAAAVE/PqbRbemaLy8/s320/shrek4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Fiona bir süreliğine Fiona'nın annesi ve babasıyla yaşamaya gelmiştir. Fiona'nın babası Kral Harold hastadır ve ölmek üzeredir ve tabi hala kurbağadır. Son nefesini verirken Shrek'e krallığın başına geçmesini söyler. Shrek tabi ki böyle bir şeyi istemez ve hemen bataklığına geri dönmek ister. Bunun için bir şansı da vardır. Harold'un bir oğlu daha vardır ve o da varis olabilir. Onu bulmak ve ikna etmek de Shrek ve yol arkadaşları eşek ve kediye düşer. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128154792538124242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RyrdnRpzr9I/AAAAAAAAAU8/ImoBPyLKyZc/s320/shrek2.jpg" border="0" /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Yol hazırlıkları yapılır, eşek ejdarhadan olma ejderşekleriyle vedalaşır ve gemiye binerler. Fiona'nın bir sıkıntısı vardır ama bir türlü söyleyememektedir. Gemi limandan uzaklaşırken bağırır hamileyim diye. Shrek bunu duyup el sallar Fiona'ya. Ama iyice uzaklaşıp da uykuya yatınca bebeklerle ilgili kabuslar görmeye başlar :)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128155982244065282" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RyreshpzsAI/AAAAAAAAAVU/HEALmfxqdaM/s320/shrek1.jpg" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Varis Artie'yi okulunda bulur ve onu yanlarına alırlar. Bu arada Prens Charming de Çok &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RyrfIBpzsBI/AAAAAAAAAVc/evCY3dcUwdM/s1600-h/shrek3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128156454690467858" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RyrfIBpzsBI/AAAAAAAAAVc/evCY3dcUwdM/s320/shrek3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çok Uzak Ülkeyi ele geçirmiş, Prenses Fiona'yı, annesini ve çay arkadaşlarını, Rapunzel, Pamuk Prenses falan, tutsak etmiştir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128155423898316786" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RyreMBpzr_I/AAAAAAAAAVM/wYUvRYX_FLw/s320/shrek.jpg" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Shrek ve diğerleri ülkeye döndüklerinde bu işe hemen bir son verirler. Artie kral olur, Shrek ve Fiona da bataklıklarına döner bebekleriyle mutlu mesut yaşarlar.. :)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-4614046557300666598?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/4614046557300666598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=4614046557300666598' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/4614046557300666598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/4614046557300666598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/11/shrek-third.html' title='Shrek The Third'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RyrdzBpzr-I/AAAAAAAAAVE/PqbRbemaLy8/s72-c/shrek4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-6958781034304129239</id><published>2007-11-01T00:08:00.000-07:00</published><updated>2007-11-01T01:53:37.181-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eğlence'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fare'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anime'/><title type='text'>Ratatouille</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RymSIhpzr5I/AAAAAAAAAUc/7ktvevg0o5w/s1600-h/rat3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5127790325908352914" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RymSIhpzr5I/AAAAAAAAAUc/7ktvevg0o5w/s320/rat3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Remy sevimli mi sevimli, koku duyusu çok gelişmiş, yemek bağımlısı minik bir faredir. Kalabalık ailesiyle birlikte yaşadıkları evde çerçöp yemek yerine mutfaktan aşırdıkları ve öğrendikleriyle kendine özel yemekler yaparak onları yemeyi tercih eder. Ama bir gün evin sahibi onu görür ve evde savaş başlatır :) Bütün sülale kaçar. Remy ise hayranı olduğu büyük İtalyan usta Gusteau'nun "Anyone can cook (Herkes yemek yapabilir)" başlıklı yemek kitabını da almaya çalıştığı için arkada kalır ve ailesinin peşinden gitse de onlara yetişemez.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5127790046735478658" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RymR4Rpzr4I/AAAAAAAAAUU/uYXs2qSqQwg/s320/rata.jpg" border="0" /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Tek başına düştüğü kanalizasyonda mutsuzca dolanırken Gusteau'nun ruhu ona seslenir ve onu doğru yola yönlendirerek tam da Gusteau'nun restoranına götürür.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Gusteau ölmüştür ve restoranının hayran olunacak ünü sönmek üzeredir.. Herkesin kortkuğu yemek eleştirmeni restoran hakkında sürekli kötü şeyler yazmaktadır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5127790514886913954" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RymSThpzr6I/AAAAAAAAAUk/j38KXfzGVd0/s320/rat2.jpg" border="0" /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Ama işte kahramanımız Remy tam da bu noktada restoranla tanışır. Başta kaçmaya çalışsa da onunla aynı günde restorana düşen Linguini ile aralarında bir dostluk gelişir ve kimseye çaktırmadan birlikte yemek pişirmeye başlarlar. Bu arada herkes Linguininin, aslinda Remy'nin, yemeklerine bayılır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5127792172744290242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RymT0Bpzr8I/AAAAAAAAAU0/R0f9yXyR4EY/s320/rata1.jpg" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Sonunda Remy kendini kanıtlar ve herkese sevdirir. Linguini'nin de Gusteau'nun oğlu olduğu ortaya çıkar ve restoran ona kalır. Eleştirmen de Remy'nin yaptığı Ratatouille yemeğini yiyerek çocukluğunda tattığı lezzetleri hatırlar ve restorana tam not verir :)&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5127790837009461170" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RymSmRpzr7I/AAAAAAAAAUs/xAHxrL0mP9A/s320/rat4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-6958781034304129239?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/6958781034304129239/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=6958781034304129239' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/6958781034304129239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/6958781034304129239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/11/ratatouille.html' title='Ratatouille'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RymSIhpzr5I/AAAAAAAAAUc/7ktvevg0o5w/s72-c/rat3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-3638264066666571355</id><published>2007-09-30T23:39:00.000-07:00</published><updated>2007-10-01T00:28:43.129-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lauren German'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bijou Phillips'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Roger Bart'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hearher Matarazzo'/><title type='text'>Hostel : Part II</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Beth (Lauren German), Whitney (Bijou Phillips) ve Lorna (Heather Matarazzo) resim kursu ya da dersi alan öğrencilerden üçüdür. Beth ve Whitney yakın arkadaştır. Lorna'ysa çekinik bir tiptir. Bayan modelleri Axelle (Vera Jordanova) güzel ve alımlıdır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RwCgOy2LQcI/AAAAAAAAATU/3ivUsfcX6oE/s1600-h/hostel.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5116265352720499138" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RwCgOy2LQcI/AAAAAAAAATU/3ivUsfcX6oE/s320/hostel.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Beth ve Whitney Prag turu yapmak isterler. Beth Lorna'ya da geziden bahsetmek ve onu davet etmek zorunda kalır. Üçü birlikte trene biner ve trende Axelle ile karşılaşırlar. Trendeki abuk subuk olaylar sonucunda Axelle de kızların kompartımanına gider ve onları Prag yerine Slovakya'da her sene gittiği kaplıcalara gitmek için ikna etmeye çalışır. Kızların da morali bozuk olduğundan bunu kabul eder ve Axelle'in rehberliğinde kalacakları otele kadar giderler. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;İlk günün akşamı festivale katılırlar. Festivalde çok nazik biriyle karşılaşan Lorna sandal yolculuğuna çıkar. Ancak geri dönemeyecektir..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Beth ve Whitney otele geri dönerken Axelle Lorna'yı beklemek için festivalde kalır. Ertesi gün Lorna hala dönmemiştir ama kızlar güvende olduğunu düşünerek kendi eğlencelerine bakarlar. Sıcak havuzda yüzerken birden etraf sessizleşir. Beth koca yerde tek başına olduğunu farkeder. Whitnet festivalde tanıştığı adamla daha önceden gitmiştir. Beth korkmaya başlar ve havuzdan çıkar. Birden etrafında siyah giyimli adamlar belirir. Beth kaçmaya çalışır ve ormana gider. Burda sokak çocuklarının saldırısına uğrar ve Axelle ile birlikte gelen Sasha sayesinde çocuklardan kurtulur. Axelle Beth'i Sasha'nın evine götürür ve onu giydirir. Dinlenmesini söyleyip odadan çıktığında Beth siyahlı adamların eve girdiğini görür. Aslında Axelle de onlarla birliktedir. Beth yine kaçmaya çalışır ama yakalanır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RwCgEi2LQbI/AAAAAAAAATM/jm7VZpEkpG4/s1600-h/hostel1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5116265176626839986" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RwCgEi2LQbI/AAAAAAAAATM/jm7VZpEkpG4/s320/hostel1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir odaya götürülmüş ve bağlanarak bir sandalyeye oturtulmuştur. Arkadaşı Whitney ise yan odada çığlık çığlığa bağırmaktadır. İki genç kızın karşısında onları öldürmek için para ödeyen iki adam vardır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Axelle'in görevi bu ekibe insan getirmektir. Kızları götürdüğü otele kadar her şey önceden ayarlanmıştır. Sasha ise bu grubun başıdır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RwChey2LQdI/AAAAAAAAATc/PVZido6XC6I/s1600-h/hostel3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5116266727110033874" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RwChey2LQdI/AAAAAAAAATc/PVZido6XC6I/s320/hostel3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Beth gözleri açıldığında karşısında Stuart'ı (Roger Bart) bulur. Stuart'la tesadüfen festivalde tanışmıştır ve onu karşısında görünce şaşırır. Stuart Beth'i kurtaracağını söyler önce. Ama sonra bu işten zevk aldığını farkeder ve Beth'i çözmez. Stuar güç peşindedir. Beth bunu anlayınca onun suyuna gider ve ellerini çözdürmeyi başarır. Bu sayede Stuart'tan kurtulup onu bağlamayı başarır. Ancak odadan çıkmaya çalışırken ekip gelir. Ama Beth'in gözü pektir. Burdan kurtulmayı başaracaktır..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-3638264066666571355?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/3638264066666571355/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=3638264066666571355' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/3638264066666571355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/3638264066666571355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/hostel-part-ii.html' title='Hostel : Part II'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RwCgOy2LQcI/AAAAAAAAATU/3ivUsfcX6oE/s72-c/hostel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-1283764820192668911</id><published>2007-09-30T22:52:00.000-07:00</published><updated>2007-09-30T23:16:22.595-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Samuel L. Jackson'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='John Cusack'/><title type='text'>1408</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Mike Enslin (John Cusack) otel otel dolaşıp en perilisi ve korkuncu hangisi goren ve &lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RwCQSS2LQYI/AAAAAAAAAS0/kTugbBTMBjE/s1600-h/1408-1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5116247820663996802" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RwCQSS2LQYI/AAAAAAAAAS0/kTugbBTMBjE/s320/1408-1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;bunlarla kitaplar yazan biridir. En son New York'ta 1408 numaralı odasıyla ün salan Dolphin otele gitmeye karar verir. Ama otel müdürü Bay Olin (Samuel L. Jackson) Mike'ın 1408 numaralı odada kalmasını istemez. Şimdiye kadar o odada kalan her müşteri bir şekilde ölmüş, müdür de kurtuluşu odayı mühürletmekte bulmuştur. Otel hizmetleri gereği oda sadece ayda bir kere açılıp temizlenir ve 10 dakikalığına havalandırılır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Mike her şeye rağmen odada kalmak ister. Zaten her şeyin bir kandırmadan ibaret olduğunu düşünür. Bunları okuyucularıyla paylaşmalıdır..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RwCQZS2LQZI/AAAAAAAAAS8/c-JA3FeTNHE/s1600-h/1408-2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5116247940923081106" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RwCQZS2LQZI/AAAAAAAAAS8/c-JA3FeTNHE/s320/1408-2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Sonunda Bay Olin'i ikna eder ve odaya çıkar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İlk izlenim çok sadedir. Bu odanın gizemli olduğuna inanmak zordur. Mike odaları dolaşırken birden müzik çalmaya başlar ven böylece oda kendini gösterir. Mike'ın karşılaşacağı çok şey vardır daha.. Bu odada ölen insanlardan bazıları, daha önce ölen kızı, Mike'ı öldürmeye çalışan biri..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Mike artık odadan çıkması gerektiğini düşünür ve telefona sarılır. Ama telefondaki kadın ona odadan çıkamayacağını söyler. Kapılar açılmamaktadır. Pencereden çıkıp en yakın odaya girme düşüncesiyse bulunduğu katta tek oda olduğunu farketmesiyle altüst olur.. Bu odadan çıkış yoktur..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-1283764820192668911?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/1283764820192668911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=1283764820192668911' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/1283764820192668911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/1283764820192668911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/1408.html' title='1408'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RwCQSS2LQYI/AAAAAAAAAS0/kTugbBTMBjE/s72-c/1408-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-7890956527321450158</id><published>2007-09-28T04:12:00.000-07:00</published><updated>2007-09-28T04:38:07.122-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Morgan Freeman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Laura Graham'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Steve Carell'/><title type='text'>Evan Almighty</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Evan Baxter (Steve Carell) haber sunuculuğundan senatörlüğe yeni terfi etmiştir. İlk gün önüne bir sürü dosya konur ve bunları imzalaması istenir. Ekip arkadaşlarıyla birlikte işe girişirler ve Evan dosyaları eve götürür.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rvzm4C2LQSI/AAAAAAAAASE/5cnwUE9qCUk/s1600-h/evan1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115217127297204514" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rvzm4C2LQSI/AAAAAAAAASE/5cnwUE9qCUk/s320/evan1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rvzm_S2LQTI/AAAAAAAAASM/wEgN6RKkjk4/s1600-h/evan2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115217251851256114" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rvzm_S2LQTI/AAAAAAAAASM/wEgN6RKkjk4/s320/evan2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Terfisiyle birlikte ev de değiştirmişler ve kocaman büyük bir eve taşınmışlardır. Bir gün evin önüne bir paket gelir. İçindekilere anlam veremez ve paketi bahçede bırakırlar.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Birkaç gün sonra koca bir paket daha gelir. Bu pakette sarı ağaçtan yapılmış tahtalar vardır. Evan bu işe bir anlam veremese de paketlerin ardı kesilmez. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Paketlerin nerden geldiğini anlamaya çalışırken birden Tanrı belirir. Tabi o zamanlar Evan O'nun Tanrı olduğunu bilmez ve inanmaz. Tanrı'yla (Morgan Freeman) bir anda orda burda oluverince anlar ve araştırmaya başlar. Tanrı onun bir gemi inşa etmesini ve türleri tufandan kurtarmasını ister.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rvzndi2LQUI/AAAAAAAAASU/q7HVuPkxYm8/s1600-h/evan3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115217771542298946" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rvzndi2LQUI/AAAAAAAAASU/q7HVuPkxYm8/s320/evan3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Bu arada senatör olarak katılması gereken işler de vardır ama tipi ilk günküne göre baya değişmiştir. Uzaması kesilmeyen ve traş olduğu anda tekrar çıkıveren sakalı ve bıyığı vardır. Saçları da cabası. Olaylardan haberi olmayan eşi Laura (Lauren Graham) Evan'ın bu yeni halini şaşkınlık içinde seyreder. Evan naparsa yapsın sakallarından, saçından ve Tanrı'nın giymesini istediği eski model kıyafetten kurtulamaz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115216869599166738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzmpC2LQRI/AAAAAAAAAR8/tCsu45vc6VI/s320/evan.jpg" border="0" /&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Her türden ikişer hayvan da Evan'ı takip etmeye başlamış ve hayatı onun için daha da zorlaştırmıştır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Evan sonunda oğullarını da alır ve gemiyi inşa etmeye başlar. Çevredikiler ona gülse de tam da Tanrı'nın Evan'a fısıldadığı gibi 22 Eylül'de yağmur yağmaya başlamıştır. Ancak yağmur çok uzun sürmez. Bunun üzerine gülüşmeler başlasa da aslında tufan denen şeyin yağmurdan değil barajın yıkılmasından olacağı anlaşılır ve başta gülenler şimdi gemiye binmek için yarışa girerler.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Sonunda Evan, ailesi, komşuları ve bölgede yaşayan hayvanlar tufandan kurtulur. Senatoda da işler yoluna girer.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-7890956527321450158?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/7890956527321450158/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=7890956527321450158' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/7890956527321450158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/7890956527321450158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/evan-almighty.html' title='Evan Almighty'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rvzm4C2LQSI/AAAAAAAAASE/5cnwUE9qCUk/s72-c/evan1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-4444278598894451400</id><published>2007-09-28T03:27:00.000-07:00</published><updated>2007-09-28T03:41:48.219-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Drew Barrymore'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eric Bana'/><title type='text'>Lucky You</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzZpy2LQLI/AAAAAAAAARM/me-CeNMrSc8/s1600-h/luckyyou.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115202588832907442" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzZpy2LQLI/AAAAAAAAARM/me-CeNMrSc8/s320/luckyyou.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Huck Cheever (Eric Bana) iyi bir kumarbazdır. Aslında bunu hobi olarak değil meslek olarak seçmiştir kendine. Küçük yaşlarda öğrenmeye başlamış ve ustalaşmıştır. Ustası da babası L.C. Cheever'dır (Robert Duvall). Bazıları bu yüzden babasının gölgesinde kaldığını düşünür.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzZ_C2LQNI/AAAAAAAAARc/nWsi4lDfz9k/s1600-h/luckyyou.2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115202953905127634" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzZ_C2LQNI/AAAAAAAAARc/nWsi4lDfz9k/s320/luckyyou.2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzZzi2LQMI/AAAAAAAAARU/fqpIpbUNdPc/s1600-h/luckyyou.1jpg.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115202756336632002" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzZzi2LQMI/AAAAAAAAARU/fqpIpbUNdPc/s320/luckyyou.1jpg.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Bir gün Billie (Drew Barrymore) ile tanışırlar. Billie kendi halinde bir kızdır. Ablası onu uyarsa da Huck'la görüşmeye başlar. Billie bir mekanda şarkı söylemeye başladığı ilk gün Huck onu dinlemeye gider. Bu Billie'nin çok hoşuna gider ama sonra Huck'ın parası için onu ziyarete geldiğini anlar.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Huck senede bir düzenlenen yarışmalara katılmak ister. Bunun için 10.000 dolara ihtiyacı vardır ama bu kadar parası yoktur. Bu parayı kumarda kazanabilmek için de yine paraya ihtiyacı vardır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Sonunda parayı kazanır. Şimdi önünde içinde babasının da bulunduğu kumar ustalarını yenmek vardır. Bakalım Billie ile arasını düzeltip 2,5 milyon doları kazanabilecek midir?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-4444278598894451400?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/4444278598894451400/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=4444278598894451400' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/4444278598894451400'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/4444278598894451400'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/lucky-you.html' title='Lucky You'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzZpy2LQLI/AAAAAAAAARM/me-CeNMrSc8/s72-c/luckyyou.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-5460167510984332154</id><published>2007-09-28T02:00:00.000-07:00</published><updated>2007-09-28T02:17:25.914-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Michael Shannon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ashley Judd'/><title type='text'>Bug</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzFyy2LQHI/AAAAAAAAAQs/IWem1OFmfO0/s1600-h/bug.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115180753219174514" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzFyy2LQHI/AAAAAAAAAQs/IWem1OFmfO0/s320/bug.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Agnes ve R.C., iki arkadaş, her zaman gittikleri cafeye giderler. Burda R.C.'nin arkadaşı Peter da vardır. Aslında R.C. Peter'la yeni tanışmıştır ve onu çok tanımaz. Ama Agnes'a ayarlamaktan da çekinmez bu yeni tanıştığı adamı.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzF4i2LQII/AAAAAAAAAQ0/X9r4jEyEhq8/s1600-h/bug1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115180852003422338" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzF4i2LQII/AAAAAAAAAQ0/X9r4jEyEhq8/s320/bug1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Agnes tek başına ıssız, sessiz bir yerde oturmaktadır. Eski eşi hapistedir. 7 yıl &lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzGGS2LQJI/AAAAAAAAAQ8/kPVrA9hYW9M/s1600-h/bug2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115181088226623634" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzGGS2LQJI/AAAAAAAAAQ8/kPVrA9hYW9M/s320/bug2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;önce çocukları kaybolmuş ve Agnes bunalıma girmiştir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Eşinin hapisten çıktığını öğrenince biraz korksa da artık yeni bir arkadaşı vardır, Peter'la zaman geçirmeye başlarlar.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzGbS2LQKI/AAAAAAAAARE/BRkVpAAoWyA/s1600-h/bug4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115181449003876514" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzGbS2LQKI/AAAAAAAAARE/BRkVpAAoWyA/s320/bug4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Peter ilk başlarda çok normal görünür. Zamanla cildinde kızarıklıklar görülür. Agnes sorduğunda evinde böcekler olduğunu ve ilaçlama yapmaları gerektiğini söyler. Evi ilaçlasalar da Peter'ın kızarıklıkları günden güne artmaktadır. Üstelik bu böcek işi Agnes'a da bulaşmaya başlar.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Peter daha önce orduda çalıştığını ve onu deney olarak kullanıp derisinin altına böcekler yerleştirdiklerini söyler Agnes'a. Bu şekilde altında böcek var diye dişini kerpetenle çeker. Gün geçtikçe evlerini dışarıya kapamaya başlarlar. Her yere alüminyum folyolar sererek böcek kovucu malzemeler eklerler.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Aslında bunların hepsi birer sanrıdan ibarettir. Agnes da Peter'ın her dediğine inanmış ve onun gibi psikopat olup çıkmıştır üstelik..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-5460167510984332154?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/5460167510984332154/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=5460167510984332154' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/5460167510984332154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/5460167510984332154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/bug.html' title='Bug'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvzFyy2LQHI/AAAAAAAAAQs/IWem1OFmfO0/s72-c/bug.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-2893614043019547105</id><published>2007-09-27T23:18:00.000-07:00</published><updated>2007-09-27T23:39:52.566-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komedi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Seth Rogen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Katherine Heigl'/><title type='text'>Knocked Up</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvyhIi2LQCI/AAAAAAAAAQE/BNbnzJtb8VQ/s1600-h/knockedup.2jpg.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115140444951101474" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvyhIi2LQCI/AAAAAAAAAQE/BNbnzJtb8VQ/s320/knockedup.2jpg.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Alison (Katherine Heigl) ve Debbie (Leslie Mann) şimdilik birlikte yaşayan iki kardeştir. Aslında Debbie evli ve çocukludur. Alison'sa işsiz ve evsiz olduğundan bir müddetliğine onların bahçesindeki kulübede yaşayan güzel kardeştir. Televizyon işine kabul edildiği gün abla kardeş kutlamak için bir bara giderler. Barda Ben (Seth Rogen) ve arkadaşlarıyla tanışırlar. Debbie kızının hastalandığını duyunca eve gitmek zorunda kalır. Alison'sa gecenin keyfini çıkarmak ister ve Ben'le barda kalır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvyhXC2LQDI/AAAAAAAAAQM/QE7wHstOJio/s1600-h/KatherineH.jpg"&gt;&lt;/a&gt;İçki içki üstüne içilince Alison ve Ben sarhoş olurlar. Sarhoşluğun verdiği keyifle Alison'ın kulübesine gider ve birlikte olurlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Şans bu ya, birlikte olurken yanlış anlamalar üzerine korunmazlar ve tık tık Alison hamile kalır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Alison hamile olduğunu öğrenince o geceden sonra hiç görüşmediği Ben'i arar ve durumu anlatır. Ben biraz panik olsa da Alison'ın yanında olmaya kararlıdır. Bu sayede birbirlerini daha yakından tanımaya karar verir ve günleri birlikte geçirmeye başlarlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115140015454371858" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rvygvi2LQBI/AAAAAAAAAP8/LpElfHTqYrI/s320/knockedup.jpg" border="0" /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Ama bu kolay değildir. Tek gecelik ilişki sonrasında ayrı yollara giden iki insanın bebek yüzünden bir araya gelme çabaları zaman zaman komik zaman zaman acı olsa da sonunda başarırlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Ups! Sonunu hemen söyledim galiba :)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-2893614043019547105?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/2893614043019547105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=2893614043019547105' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/2893614043019547105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/2893614043019547105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/knocked-up.html' title='Knocked Up'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvyhIi2LQCI/AAAAAAAAAQE/BNbnzJtb8VQ/s72-c/knockedup.2jpg.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-2645830910828189103</id><published>2007-09-19T03:16:00.000-07:00</published><updated>2007-09-19T03:40:02.497-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Brad Pitt'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='George Clooney'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Al Pacino'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Matt Damon'/><title type='text'>Ocaens's Thirteen</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD5I5_N-LI/AAAAAAAAAOs/iW_f9o8_gf0/s1600-h/oceans2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111859508465760434" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD5I5_N-LI/AAAAAAAAAOs/iW_f9o8_gf0/s320/oceans2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Willie Bank (Al Pacino) ve Reuben (Elliott Gould) ortaktır ancak Bank Reuben'i aldatır ve her şeye el koyar. Reuben'in kalbi buna dayanamaz ve kalp krizi geçirerek yataklara düşer.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD5RJ_N-MI/AAAAAAAAAO0/NdF9wkiC7po/s1600-h/oceans.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111859650199681218" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD5RJ_N-MI/AAAAAAAAAO0/NdF9wkiC7po/s320/oceans.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;İşte bildik ekibimiz bu aşamada ortaya çıkar: Danny (George Clooney), Rusty (Brad Pitt), Linus (Matt Damon). Amaçları Bank'in Reuben'in de paralarını kullanarak yeni açacağı casinoyu soymak ve Reuben'e zaten kendisinin olanı geri vermektir. Tıkandıkları bir anda yine Terry'e (Andy Garcia) gider ve ondan yardım isterler. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD5ZZ_N-NI/AAAAAAAAAO8/H_zCXZJfjqQ/s1600-h/oceans3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111859791933602002" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD5ZZ_N-NI/AAAAAAAAAO8/H_zCXZJfjqQ/s320/oceans3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD6Lp_N-OI/AAAAAAAAAPE/4ehN7h2s1sQ/s1600-h/oceans4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111860655222028514" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD6Lp_N-OI/AAAAAAAAAPE/4ehN7h2s1sQ/s320/oceans4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111860852790524146" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD6XJ_N-PI/AAAAAAAAAPM/x1BxLxVX35M/s320/oceans7.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Her yerden adamlar toplanır, paralar el değiştirir, planlar yapılır ve casinoya girilir. Bank'ın ruhu bile duymadan bir yandan casino denetleyicisi yerden yere vurulurken bir yandan hileli zarlar masalara konurken bir yandan da paracıklar hak sahiplerine dağılmaktadır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD7CJ_N-QI/AAAAAAAAAPU/sjZmBxlXv5c/s1600-h/oceans5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111861591524899074" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD7CJ_N-QI/AAAAAAAAAPU/sjZmBxlXv5c/s320/oceans5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD7H5_N-RI/AAAAAAAAAPc/cDH5Ay_ArMw/s1600-h/oceans6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111861690309146898" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD7H5_N-RI/AAAAAAAAAPc/cDH5Ay_ArMw/s320/oceans6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Eğlenceli, renkli ve kesinlikle göze hitap eden bir film. Seyredin, tavsiye ederim! :)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-2645830910828189103?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/2645830910828189103/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=2645830910828189103' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/2645830910828189103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/2645830910828189103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/ocaenss-thirteen.html' title='Ocaens&apos;s Thirteen'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RvD5I5_N-LI/AAAAAAAAAOs/iW_f9o8_gf0/s72-c/oceans2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-3128382541877935805</id><published>2007-09-16T22:47:00.000-07:00</published><updated>2007-09-16T23:31:24.113-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fare şehri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şeker'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='macera'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kurbağa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anime'/><title type='text'>Flushed Away</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ru4WHu26GsI/AAAAAAAAANc/n6MwijldH68/s1600-h/flushedaway_1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111046949205318338" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ru4WHu26GsI/AAAAAAAAANc/n6MwijldH68/s320/flushedaway_1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; Kahramanımız Roddy, güzel bir evde büyük bir kafeste yaşayan sevimli bir faredir. Ev halkı tatile gittiğinde Roddy kafesinden çıkar ve listesindeki her şeyi yaparak kendi kendine eğlenir. Akşam olup da uyumaya gittiğinde aşağıdan bir ses geldiğini duyar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Korkuyla aşağı kattaki mutfağa iner. Garip sesler sonucunda musluktan bir lağım faresi çıkar:Sid. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Tombik Sid Roddy'nin evini çok beğenir ve her şeyden yemeye çalışarak salondaki geniş koltuklara yayılır. O akşam dünya kupası vardır ve onu seyretmek ister. Roddy başta onu gitmeye ikna etmek için uğraşsa da sorunu bu şekilde halledemeyeceğini anlar. Hizmetkar rolüne bürünerek önce jakuziye girmesini tavsiye eder ve onu banyodaki tuvalete götürür. Ama Sid daha önce tuvalet görmüştür ve onun jakuzi olmadığını bilir :) Roddy'i tuvalete iter ve sifonu çeker. Floşş!!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Roddy nerede olduğunu bilemez. Etrafını sülükler sarar. Onlardan kaçarken kendini fare şehrinde bulur. Burası çok eğlenceli bir yerdir ama Roddy evine gitmek ister. Onu evine götürebilecek tek kişi vardır: Rita.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Roddy Rita'nın yerine gidip ona derdini anlatırken Rita'nın düşmanları da oraya gelir. Roddy'nin sakarlıkları sonucunda Rita'nın saklandığı yer ortaya çıkar ve Toad'un adamları Rita ve Roddy'i yakalar. İstedikleri Rita'daki yakuttur. Rita yakutu vermek istemese de Roddy sayesinde yakutun Rita'nın cebinde olduğunu öğrenir ve onu alırlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ru4cxu26GtI/AAAAAAAAANk/ZVp9zpQzdAc/s1600-h/flushedaway_2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111054267829590738" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ru4cxu26GtI/AAAAAAAAANk/ZVp9zpQzdAc/s320/flushedaway_2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Toad'un adamları Whitey ve Spike yakutla birlikte Rita ve Roddy'yi de alıp üstada götürürler (Toad). Rita'nın el çabukluğu ve becerisi sayesinde Toad ve adamlarından kurtulurlar ama bunu yaparken kaçmakta kullanmak üzere ana kabloyu da alıp giderler.&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ru4equ26GuI/AAAAAAAAANs/sgXmwSE73zs/s1600-h/flushedaway_4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111056346593762018" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ru4equ26GuI/AAAAAAAAANs/sgXmwSE73zs/s320/flushedaway_4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Toad için önemli olan yakut değil ana kablodur çünkü haince planları vardır. Kurbağa Toad aslında farelerin hiçbirini sevmez ama aklındaki planı gerçekleştirebilmek için fare şehrinde yaşamaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ru4e7e26GvI/AAAAAAAAAN0/EGzgwNwdhOo/s1600-h/flushedaway_3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111056634356570866" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ru4e7e26GvI/AAAAAAAAAN0/EGzgwNwdhOo/s320/flushedaway_3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Rita ve Roddy güzel sahneler içinde kurbağalardan kaçarlar ve sonunda Roddy'i evine ulaşır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Sid evin altını üstüne getirmiştir ve dünya kupa maçını seyretmektedir. Tuvaleti olmasına rağmen devre arası olmadan tuvalete gitmeyi reddeder. Bunu duyan Roddy'nin kafasında şimşekler çakar. Toad'un niyetini anlamıştır, şimdi Rita ve diğerlerini kurtarmak için fare şehrine geri gitmesi gerekmektedir..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bu eğlenceli filmi seyretmeniz tavsiye olunur :)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-3128382541877935805?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/3128382541877935805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=3128382541877935805' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/3128382541877935805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/3128382541877935805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/flushed-away.html' title='Flushed Away'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ru4WHu26GsI/AAAAAAAAANc/n6MwijldH68/s72-c/flushedaway_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-7401828332559798283</id><published>2007-09-13T02:51:00.000-07:00</published><updated>2007-09-13T05:42:08.293-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Jordan Ladd'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kurt Russel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vanessa Ferlito'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sydney Tamiia Poitier'/><title type='text'>Death Proof</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;(Resimler &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.images.google.com.tr/"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;www.images.google.com.tr'den&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt; alınmıştır)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Resimdeki sırasıyla; Arlene/Butterfly (Vanessa Ferlito), Shanna (Jordan Ladd) ve Jungle Julia (Sydney Tamiia Poitier) hep birlikte Shanna'nın babasının göl evine gitmek için yola çıkarlar. Eve giderken yolda her zamanki barlarına uğrayıp arkadaşlarıyla buluşur ve vakit geçirirler. Jungle Julia sosyetedendir ve yoldaki panolarda kocaman resimleri asılıdır. Bir radyoda dj lik de yapmaktadır. O günki programında akşam x barda Butterfly ile birlikte olacaklarını ve Butterfly'a bir içki ısmarlayıp da söylediği şiiri ilk kim okursa Butterfly'ın kucak dansı yapacağını söyler. Butterfly'ın bundan haberi yoksa da zaman içinde öğrenir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RukVy-26GiI/AAAAAAAAAMM/GKrMUc70qvM/s1600-h/deathproof_arlene.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109639217839479330" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RukVy-26GiI/AAAAAAAAAMM/GKrMUc70qvM/s320/deathproof_arlene.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RukWOe26GkI/AAAAAAAAAMc/rgwtJG-nepE/s1600-h/deathproof_jungle.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109639690285881922" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RukWOe26GkI/AAAAAAAAAMc/rgwtJG-nepE/s320/deathproof_jungle.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109639539962026546" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RukWFu26GjI/AAAAAAAAAMU/EsXZtAbRTgg/s320/deathproof_shanna.jpg" border="0" /&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Akşam kimse ona bulaşmaz. Sonra aynı barda sevmedikleri Pam'le barda oturduğunu gördükleri bir adam, Stuntman Mike (Kurt Russel) gelir ve şiiri Butterfly'a söyler. Aslında daha önce dans ettiğini ve geciktiğini söyleyerek Mike'tan kaçma fırsatı vardır ama onun korkak sıfatını yememek için Butterfly dans etmeye karar verir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Barın ortasına geçip seksi bir dans gösterisi sunar. Daha sonra kızlar arabalarına binip göl evine giderken Pam de Mike'ın ölüm geçirmez arabasına biner. Mike dublör olduğunu söyler ve arabası da ona göre döşenmiştir. Pam pleksiglas bir küpün içinde kalır. Pam'ın evine giden yol ayrımına geldiklerinde Mike'ın asıl niyeti belli olur. Arabasının sağlamlığına güvenen Mike arabayı sağa sola savurarak Pam'in öldürücü darbeler almasını sağlar.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Onunla işi bitince diğer kızların peşine düşer. Kızlar fıçı gibi sarhoştur ve yüksek sesle dinledikleri müzik eşliğinde arabalarını sürerler. Mike onlara yetişir ve önlerine geçer. Daha sonra önlerinde durup ışıkları kapatır. Kızların arabası ona yaklaşınca o da arabasını hızla kızlara doğru sürer ve adeta onları biçerek üzerlerinden geçer.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Kızların hepsi ölmüş Mike'sa ufak tefek yaralarla hastaneye kaldırılmıştır. Polis Mike'ın suçlu olduğunu düşünse de gerçekte görünen sarhoş kızların hızla Mike'ın arabasına çarptığıdır. Polis bir şey yapamaz..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Bir kaç ay sonra Mike hastaneden çıktığında dolaşırken başka kızlar bulur. Abernathy (Rosario Dawson), Lee (Mary Elizabeth Winstead) ve Kim (Tracie Thoms) arabalarıyla tatile çıkmaktadır. Abetnathy ve Kim de dublördür ve yine dublör olan Zoe'yi (Zoe Bell) de çağırarak bir cafeye giderler. Onlar tıkınırken Mike da onları dinler. Zoe'nin rüyalarındaki araba satılıktır ve deneme sürüşü için adamla konuşmaya giderler. Mike da peşlerinden.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RukXTO26GlI/AAAAAAAAAMk/PT6yaK3qg6U/s1600-h/deathproof_abernathy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109640871401888338" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RukXTO26GlI/AAAAAAAAAMk/PT6yaK3qg6U/s320/deathproof_abernathy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rukv0O26GoI/AAAAAAAAAM8/_HB-TIkwhBs/s1600-h/deathproof_kim.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109667826616638082" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rukv0O26GoI/AAAAAAAAAM8/_HB-TIkwhBs/s320/deathproof_kim.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RukYke26GnI/AAAAAAAAAM0/x5FB0P028Ew/s1600-h/deathproof_zoe.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109642267266259570" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RukYke26GnI/AAAAAAAAAM0/x5FB0P028Ew/s320/deathproof_zoe.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109641116215024226" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RukXhe26GmI/AAAAAAAAAMs/NWj3mWHl2dM/s320/deathproof_lee.jpg" border="0" /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Arabayla deneme sürüşüne çıkarlarken Lee'yi adamla bırakırlar. Zoe'nin isteği ellerinden arabanın ön kaportasına bağlanmak o Kim arabayı kullanırken hız yapılmasıdır. Bu şekilde bağlanıp hız yaparlarken Mike onlara yetişir ve arabayı savurmaya başlar. Zoe'nin elleri çözülmeye başladıkça hızla giden arabanın üzerinde kalması zorlaşır. Zorlu bir kovalamaca sonrasında kızlar Mike'ın üstesinden gelmeyi başarır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Mike tepetaklak olur. Kızlar hırslarını alamaz ve yaralı Mike'ı arabadan indirip onu dövmeye başlarlar. Hırslarını alana kadar dayak patak köstek, ellerine ne geçerse onla vurur ve Mike'ın haşatını çıkarırlar.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Filmin başında kızlara işkence eden Mike'ın sonunda hak ettiğini bulmasını izlemek müthiş keyifliydi. Valla sinirli kadının elinden kaçmak ne kadar zor, erkekler buyursun izlesin görsün :)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-7401828332559798283?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/7401828332559798283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=7401828332559798283' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/7401828332559798283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/7401828332559798283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/death-proof.html' title='Death Proof'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RukVy-26GiI/AAAAAAAAAMM/GKrMUc70qvM/s72-c/deathproof_arlene.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-6722967172089835310</id><published>2007-09-11T07:50:00.001-07:00</published><updated>2007-09-13T01:29:56.464-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cillian Murphy'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cliff Curtis'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Chris Evans'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uzay filmi'/><title type='text'>Sunshine</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ruj0p-26GgI/AAAAAAAAAL8/PEiBB0RGy8c/s1600-h/sunshine.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109602779336940034" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ruj0p-26GgI/AAAAAAAAAL8/PEiBB0RGy8c/s320/sunshine.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Capa, Corezon, Kaneda, Cassie, Trey, Mace, Harvey, Pinbacker ve Searle bir uzay aracında güneşe doğru hareket etmektedir. Bu 9 kişinin görevi sönmekte olan güneşe gitmek ve dünyada hazırlanan bombayı güneşin içine yollayarak patlatmak böylece güneşi eski parlaklığına ve ısısına getirmektir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Onlardan önce Icarus 1 gemisiyle aynı görev için yola çıkmış olan grup başarısız olmuş ve onlardan bir daha haber alınamamıştır. Bu yeni grup Icarus 2 gemisiyle bir öncekinden daha kuvvetli bir bombayla yola çıkmıştır. Ancak bu dünyadaki son rezervlerdir dolayısıyla başka bomba şansları olmayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ruj04e26GhI/AAAAAAAAAME/t1dT4o7jnMo/s1600-h/sunshine2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109603028445043218" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ruj04e26GhI/AAAAAAAAAME/t1dT4o7jnMo/s320/sunshine2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Güneşe doğru ilerledikçe dünyayla aralarındaki mesafeden ötürü bir noktadan sonra artık dünyayla iletişimleri kesilecektir. Dünyaya son mesajlarını göndermeleri için az bir zamanları vardır ve Capa (Cillian Murphy) 1 saatini içerde geçirerek bütün zamanı harcar..Bu yüzden Mace'le (Chris Evans) kavga ederler.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Searle (Cliff Curtis) frekansları dinlerken tanıdık bir ses duyar. Bu ses Icarus 1'in yardım çağrısıdır. Icarus 2 mürettebatında büyük bir heyecan olur ama Icarus 1'e gidip onlara yardım etmek ve asıl görevlerini tehlikeye atacak her türlü hareketten uzak durmak gibi iki farklı fikir vardır. Tartışma yaşansa da son kararı Icarus 1'in bombasına ihtiyaçları olup olmadığına karar verebilecek kişi olan fizikçinin, yani Capa'nın vermesi beklenir. Capa Icarus 1'e yardım etmeye karar verir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Herkes uyurken Trey (Benedict Wong) bütün ayarlamaları yapar ve rotayı Icarus 1'e yönlendirir. Ama unuttuğu bir şey vardır. Rotayla ilgili bütün hesapları tam olarak yapsa da geminin dış gövdesini kaplayan yansıtıcıların açısını değiştirmeyi unutmuştur. Rota değiştiğinde yansıtıcılar uygun açıda olmadığından dış gövde zarar görür. İki kişinin dışarı çıkıp panelleri tamir etmesi gerekir. Bu kişiler de 1. kaptan Kaneda (Hiroyuki Sanada) ve Capa'dır. 2 mürettebatın dışarı çıkabilmesi için geminin döndürülmesi ve hasarlı bölgenin mümkün olduğunca gölgede bırakılması gerekir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Ama Icarus 2 de zeki bir beyindir ve görevi engelleyebilecek her türlü durum karşısında kendi emirlerini kendisi verebilmektedir. Üstelik gemide her şeyi sabote edebilecek biri de vardır..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Başlangıçta çok güzeldi. Çünkü ne zamandır bir uzay filmi seyretmemiştim. Güneşin görüntüleri çok güzeldi. Ama beklediğim etkiyi alamadım yine de filmden. Sonlara doğru salaklaştı. O adam nerden çıktı gibilerinden :)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Yine de fena film değildi. İyi seyirler!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-6722967172089835310?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/6722967172089835310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=6722967172089835310' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/6722967172089835310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/6722967172089835310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/sunshine.html' title='Sunshine'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Ruj0p-26GgI/AAAAAAAAAL8/PEiBB0RGy8c/s72-c/sunshine.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-2737107025440261329</id><published>2007-09-08T11:56:00.000-07:00</published><updated>2007-09-10T02:28:15.873-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komedi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amanda Peet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zach Braff'/><title type='text'>The Ex (Fast Track)</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RuUOH8g6odI/AAAAAAAAAL0/ET_k-ppbH2w/s1600-h/ex2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5108504881987756498" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RuUOH8g6odI/AAAAAAAAAL0/ET_k-ppbH2w/s320/ex2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RuUNx8g6obI/AAAAAAAAALk/WOJW_Dd9y_0/s1600-h/ex1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5108504504030634418" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RuUNx8g6obI/AAAAAAAAALk/WOJW_Dd9y_0/s320/ex1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Tom Reilly (Zach Braff) ve Sofia Kowalski (Amanda Peet) bebek beklemektedir. Sofia doğumdan sonra işini bırakacak ve aileyi Tom geçindirecektir. Tom şimdilik aşçı olarak çalışsa da o talihsiz gün patronuyla konuşup şefliğe terfi etmeye çalışacaktır. Talihsizdir çünkü tam da o gün Sofia'nın sancıları başlar ve hastaneye gider. O sırada patronunun iş arkadaşlarına ve kendisine kötü davranmasına katlanamayıp patronunun üzerine sos &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;sıkmaya başlar. Bunun neticesinde işinden olur..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Böylece Tom ve Sofia ailesinin yanına döner. Sofia'nın babası Bob (Charles Grodin) &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RuUN8sg6ocI/AAAAAAAAALs/hrqVlmtmxbk/s1600-h/ex3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5108504688714228162" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RuUN8sg6ocI/AAAAAAAAALs/hrqVlmtmxbk/s320/ex3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;reklam şirketinde çalışmaktadır ve daha önce Tom'a kendisiyle çalışmasını teklif etmiştir. Tom talihsizlikler neticesinde bu işi kabul etmeye karar verir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;İş yerinde Sofia'nın eski erkek arkadaşı Chip Sanders (Jason Bateman) da çalışmaktadır. Chip ilk günden itibaren Tom'a hayatını zindan etmeye çalışır. Ama sessiz ve derinden. Herkes Chip'in çok iyi niyetli olduğunu düşünürken Chip sürekli olarak Tom'a sabotaj yapar.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Hardal sosuyla ilgili reklam fikirlerinden en çok Tom'unki beğenildiğinde Chip Tom'un hazırladığı kasetin üzerine başka görüntüler çekmesi için kameranın içinde bu kaseti bırakır vs. Bütün bunlar olurken ve sadece Tom Chip'in kötülüğünün farkındayken Sofia'yla epeyce tartışırlar ve Sofia ailesinin evine gider. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Neticede Tom Sofia'ya Chip'in gerçek yüzünü göstermeyi başarır ve film de mutlu sonla biter.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Ha bu arada Tom evde oturup bebeğe bakmaya Sofia da çalışmaya karar verir, mutlu mesut yaşarlar :)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-2737107025440261329?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/2737107025440261329/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=2737107025440261329' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/2737107025440261329'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/2737107025440261329'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/ex-fast-track.html' title='The Ex (Fast Track)'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RuUOH8g6odI/AAAAAAAAAL0/ET_k-ppbH2w/s72-c/ex2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-2595573432321026782</id><published>2007-09-04T23:15:00.000-07:00</published><updated>2007-09-04T23:36:00.139-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='polisiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Chris Cooperi Ryan Phillippe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Laura Lindley'/><title type='text'>Breach</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5NeMg6oXI/AAAAAAAAALE/V7_p2b5cZ30/s1600-h/breach4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106604208635421042" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5NeMg6oXI/AAAAAAAAALE/V7_p2b5cZ30/s320/breach4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5Nnsg6oYI/AAAAAAAAALM/HM7Yc0ZOTpU/s1600-h/breach3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106604371844178306" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5Nnsg6oYI/AAAAAAAAALM/HM7Yc0ZOTpU/s320/breach3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Eric O'Neill (Ryan Phillippe) FBI'da çalışan ajanlardan biridir. En büyük isteği işinde &lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5NuMg6oZI/AAAAAAAAALU/R_uWCMpJMBA/s1600-h/breach2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106604483513328018" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5NuMg6oZI/AAAAAAAAALU/R_uWCMpJMBA/s320/breach2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;yükselmektir. Bir gün iki ajandan teklif alır. Yeni görevi Robart Hanssen (Chris Cooper) için çalışmak ve ona yardımcı olmaktır. Aslında asıl görevi ajanlarla çalışıp Robert'ın Sovyetler Birliği'ne bilgi sattığını kanıtlamaktır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5N4sg6oaI/AAAAAAAAALc/4v24d1qBhw0/s1600-h/breach.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106604663901954466" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5N4sg6oaI/AAAAAAAAALc/4v24d1qBhw0/s320/breach.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu işte Kate Burroughs (Laura Lindley) ile çalışmaktadır. Eric işe önce Robet'ın güvenini kazanmakla başlar. Eric çok zekidir ve Robert'ın halledemediği çeşitli bilgisayar işlerini hallederek onun dikkatini çekmeyi başarır. Aslında kendini ve eşini tehlikeye atmaktadır çünkü Robert da zekidir..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bence güzel bir filmdi. En azından kişilik sahibiydi bu film. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-2595573432321026782?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/2595573432321026782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=2595573432321026782' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/2595573432321026782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/2595573432321026782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/breach.html' title='Breach'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5NeMg6oXI/AAAAAAAAALE/V7_p2b5cZ30/s72-c/breach4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-7287921261944119659</id><published>2007-09-04T22:36:00.000-07:00</published><updated>2007-09-06T06:31:36.772-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komedi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gereksiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aaron Stanford'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Paul Schneider'/><title type='text'>Live Free Or Die</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5G0cg6oUI/AAAAAAAAAKs/zrzDPQ5MRyI/s1600-h/lfod2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106596894306115906" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5G0cg6oUI/AAAAAAAAAKs/zrzDPQ5MRyI/s320/lfod2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;John Rudgate, Ruggate, (Aaron Stanford) deli dümbül biridir. Film Ruggate'ın Marcus'la (Peter Anthony Tambakis) bir cafede buluşup sahte sürücü belgelerini alıp satmaya çalışmasıyla başlar. Marcus çalma riskine girip de sonucunda çok para kazanmadığını görünce Ruggate'a küfürler savurarak ordan ayrılır. Kahramanımız (!) Ruggate'sa başka işler peşine düşer..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5GFsg6oTI/AAAAAAAAAKk/wmoVCAi0faw/s1600-h/lfod.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106596091147231538" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5GFsg6oTI/AAAAAAAAAKk/wmoVCAi0faw/s320/lfod.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Markette alışveriş yaparken eski arkadaşlarından Langrad'le, mavi &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5Hkcg6oVI/AAAAAAAAAK0/MU_jg4Le2Lg/s1600-h/zooey_deschanel.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106597718939836754" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5Hkcg6oVI/AAAAAAAAAK0/MU_jg4Le2Lg/s320/zooey_deschanel.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;montlu, (Paul Schneider) karşılaşır. Langrad'a U-Lock'ın miras kaldığını öğrenince onunla takılmaya başlar. Langrad biraz safça bir arkadaştır ve Ruggate ne derse inanır. Ama Langrad'ın kız kardeşi Cheryl (Zooey Deschanel) cin gibidir (görüldüğü gibi hem cin hem güzel) ve Ruggate'ın her girişimini engeller. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Ruggate bir barda oturmuş Langrad'ı birlikte çalışmaya ikna etmeye uğraşırken Oldfield (R.E. Rodgers) Ruggate'a takılır. Ruggate önce Langrad'a kimseden korkusunun olmadığını ve Oldfield'ı alt edebileceğini söylese de olası bir kavgadan fellik fellik kaçmaktadır. Bu işi başka türlü halletmek için Langrad'le alışverişe çıkar ve iki kutu fren yağı alarak Oldfield'ın evine gider. Su deposunu açar ve iki kutuyu da su kanalına döker. Tam da o saatlerde Marcus yeni iş yeri olan barda bilmeden bozuk midyeleri servis etmektedir. Yegane müşterisi de Oldfield'dır. Oldfield bardan eve gelince arabadan zorlukla iner ve eve girmeye çalışır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bundan sonraki sahne Oldfield'ın ambulansla hastaneye götürülmesi esnasında Ruggate'ın tam da ordan geçmesidir. Fren yağlarının çok zehirli olduğunu öğrenmiş ve panzehir olarak önerilen sirkeyi Oldfield'a yetiştirmeye çalışmıştır. Ama çok geçtir. Oldfield ölmüştür ve Ruggate bu cinayeti kendisi işledi sanır..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5IXsg6oWI/AAAAAAAAAK8/_beU6BgKorA/s1600-h/ebon-moss.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106598599408132450" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5IXsg6oWI/AAAAAAAAAK8/_beU6BgKorA/s320/ebon-moss.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Fren yağlarını aldığı dükkana çek vermiştir ve cinayeti işleyenin kendisi olduğu anlaşılmasın diye Langrad ile birlikte bu dükkanı soyup çeki almaya karar verir. Ancak dükkanda güvenlik alarmı vardır ve bunu etkisiz hale getirebilecek tek kişi Gazaniga'dır (Ebon Moss-Bachrach). Gazaniga'yla anlaşılır ve dükkana girilir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Sonuçta çeki alırlar ama bu sefer de polis hırsızların peşine düşer.. Anlaşma için Ruggate minibüsünü Gazaniga'ya verir. Polis minibüsün peşine düşünce Gazaniga'yı yakalar ve yine bir sürü aksilik sonrası polis memuru orda ölür. Bu sefer minibüs sahibi katildir düşüncesiyle polisler yine Ruggate'ın peşine düşer..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Anlatması bile uzun oldu ki daha bahsetmediğim bir sürü şey var. Bence çok gereksiz bir filmdi. En azından benim tarzım değildi. Vakit geçirmek için eğlenceli bile denemezdi. Salak sulak anlamsız filmleri severseniz izleyin aksi taktirde hiç zahmet etmeyin derim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Resimler imdb ve google'ın images sayfalarından her zamanki gibi..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-7287921261944119659?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/7287921261944119659/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=7287921261944119659' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/7287921261944119659'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/7287921261944119659'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/09/live-free-or-die.html' title='Live Free Or Die'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rt5G0cg6oUI/AAAAAAAAAKs/zrzDPQ5MRyI/s72-c/lfod2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-2044483595316924699</id><published>2007-08-20T22:40:00.000-07:00</published><updated>2007-08-20T22:51:07.089-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ferzan özpetek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Luca Arcentero'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pierfrancesco Favino'/><title type='text'>Bir Ömür Yetmez</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rsp7Bsg6n_I/AAAAAAAAAH4/6mU96PFyJZM/s1600-h/bir_omur_yetmez.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5101024797009813490" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rsp7Bsg6n_I/AAAAAAAAAH4/6mU96PFyJZM/s320/bir_omur_yetmez.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Dostlukları eskiye dayanan bir grup arkadaş var. Evi gurubun buluşma noktası olan Davide (Pierfrancesco Favino) ve Lorenzo (Luca Arcentero) gay sevgililer. Antonio (Stefano Accorsi) ve Angelica (Margherita Buy) evli ve çocuklu. Neval (Serra Yılmaz) ve Roberto (Filippo Timi) de evli. Sergio (Ennio Fantastichini) Davide'nin eski sevgilisi, Roberta (Ambra Angiolini) Lorenzo'nun iş arkadaşı. Gruba sonradan katılan Paolo (Michelangelo Tommaso) ise Lorenzo sayesinde herkesle tanışıyor. Amacı yazar olan Davide'ye hikayelerini okutmak. Bir de hikayeye sonradan dahil olan Laura (Isabella Ferrari) var. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sol baştan sayarsak, Roberta - Lorenzo - Angelica - Davide - Antonio - Laura - Neval.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rsp7NMg6oAI/AAAAAAAAAIA/SpGf9rRX4Dk/s1600-h/antonio.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5101024994578309122" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rsp7NMg6oAI/AAAAAAAAAIA/SpGf9rRX4Dk/s320/antonio.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Grup kendi kendine eğlenip vakit geçirirken Antonio (solda) karısı &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rsp3Gsg6n-I/AAAAAAAAAHw/a1malpdOg9g/s1600-h/lorenzo.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Angelica'yı Laura ile aldatmaya başlıyor. Çok geçmeden bunu karısına da anlatıyor yine de grup dağılmıyor. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Çünkü o sırada Lorenzo (sağda) da beyin kanaması geçirip hastaneye kaldırılıyor. Her &lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rsp7Z8g6oBI/AAAAAAAAAII/ZXQOikoBFN4/s1600-h/lorenzo.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5101025213621641234" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rsp7Z8g6oBI/AAAAAAAAAII/ZXQOikoBFN4/s320/lorenzo.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;gün hep birlikte hastaneye gidip koridorlarda bekleseler de Lorenzo'yu sık sık göremiyorlar ve sonunda Lorenzo ölüyor. Davide yıkılıyor ve daha önce hep birlikte gittikleri kır evine tek başına gidiyor hatta bir ara intiharın bile eşiğine gelip kayalıklara çıkıyor. Sonra da hıçkıra hıçkıra ağlıyor. Tabi bütün bu zaman içinde arkadaşları onu yalnız bırakmıyor. Onun şehirde olmadığını anlayınca hemen kır evinde toplanıp ona destek vermek için yanında bulunuyorlar. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Sonunda herkes biraz rahatlıyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Aslında güzel sayılabilecek bir filmdi. Ama sinemadayken psikolojik ve fiziksel olarak çok rahatsız olduğumdan bir an önce sinemadan çıkmak istedim. Film de hani aldı götürdü denecek filmlerden değildi. Sonuçta insanın kendisiyle ve çevresiyle ilişkileri hakkında bir filmdi. Bense Ferzan Özpetek'in bu psikolojik filmini kaldıracak durumda değildim!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-2044483595316924699?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/2044483595316924699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=2044483595316924699' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/2044483595316924699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/2044483595316924699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/08/bir-mr-yetmez.html' title='Bir Ömür Yetmez'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rsp7Bsg6n_I/AAAAAAAAAH4/6mU96PFyJZM/s72-c/bir_omur_yetmez.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-318996150027368599</id><published>2007-08-14T21:31:00.000-07:00</published><updated>2007-08-14T21:52:20.306-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='miyazaki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anime'/><title type='text'>Laputa : Castle In The Sky</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsKC6_-pdDI/AAAAAAAAAFM/RyvqgP2_hJU/s1600-h/laputa-12.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098781678255043634" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsKC6_-pdDI/AAAAAAAAAFM/RyvqgP2_hJU/s320/laputa-12.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Hujıııııııııııt hujjjjııııııııt diye uçuşan şeylerde başlar film. Pencereden güzel mi güzel küçük kahramanımız Sheeta bakmaktadır. Birden peşlerinde korsanlar olduğunu görür. Fırsattan yararlanarak Muska adındaki ajandan kaçar ancak gemiden de düşer..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Pazu bir madende çalışan küçük, çok şeker bir çocuktur. O gün yine geç saatlere kadar madende kalmıştır. Eve dönüş yolunda gökte bir şey görür ve ona doğru koşmaya başlar. Bu "şey" Sheeta'dır. Gemiden düştükten sonra boynunda asılı olan "Kaldırtaş" sayesinde yere aniden düşmemiş, uçarcasına yere inmiştir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsKFfv-pdHI/AAAAAAAAAFs/Y72ikV9j3uM/s1600-h/laputa3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098784508638491762" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsKFfv-pdHI/AAAAAAAAAFs/Y72ikV9j3uM/s320/laputa3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsKE-_-pdFI/AAAAAAAAAFc/mis4hDQ7y5g/s1600-h/laputa2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098783945997775954" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsKE-_-pdFI/AAAAAAAAAFc/mis4hDQ7y5g/s320/laputa2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsKE-_-pdFI/AAAAAAAAAFc/mis4hDQ7y5g/s1600-h/laputa2.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bu sayede iki minik kahramanımız Sheeta ve &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Pazu arkadaş olurlar ve Sheeta'yı kovalayan ajanlardan, polislerden ve tabi sevimli karakterlerden Dola ve aptal oğullarından birlikte kaçarlar. Zaman geçtikçe Dola ve ekibi de onlara yardım edecektir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsKF7P-pdII/AAAAAAAAAF0/21j_wlj6VZ4/s1600-h/laputa.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098784981084894338" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsKF7P-pdII/AAAAAAAAAF0/21j_wlj6VZ4/s320/laputa.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Herkesin amacı Laputa, yani uçan kaleyi bulmaktır. Pazu'nun ölen babası bu kaleyi gördüğünü iddia edip resimlerini çizmiştir. Pazu bu yüzden gerçekliğini ispat etmek için kendi gözleriyle görmek ister kaleyi. Ajanlar ve polisler güç ve hakimiyet için, korsanlarsa hazine için aramaktadır. Sheeta'ysa bu kalenin varisidir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Tabi bunlar hep seyrettikçe sonradan ortaya çıkan şeyler. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsKGDP-pdJI/AAAAAAAAAF8/jyHRVAQGXR4/s1600-h/laputa16.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098785118523847826" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsKGDP-pdJI/AAAAAAAAAF8/jyHRVAQGXR4/s320/laputa16.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Çok şeker bir filmdi. O yüzden her şeyden bahsetme heyecanıyla doluyum. Yine de hepsini anlatmayacağım. Bu şekerleri kendi gözünüzle de görmelisiniz :)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;İyi seyirler!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-318996150027368599?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/318996150027368599/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=318996150027368599' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/318996150027368599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/318996150027368599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/08/laputa-castle-in-sky.html' title='Laputa : Castle In The Sky'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsKC6_-pdDI/AAAAAAAAAFM/RyvqgP2_hJU/s72-c/laputa-12.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-8057821036545397922</id><published>2007-08-14T02:09:00.001-07:00</published><updated>2007-08-14T02:33:27.712-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='korku-gerilim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='28 gün sonra'/><title type='text'>28 Weeks Later</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsF2MP-pc4I/AAAAAAAAAD0/f5GyWEyBEWo/s1600-h/28-Hafta-Sonra.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098486205979915138" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsF2MP-pc4I/AAAAAAAAAD0/f5GyWEyBEWo/s320/28-Hafta-Sonra.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;28 Hafta Sonra şeklinde orjinal ismine sadık kalınarak Türkçe'ye çevrilen bu filmin öncesi de var bilenler bilirler.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;28 Gün Sonra olarak isimlendirilen ve ilk film olma özelliği taşıyan diğer filmi özetlemek gerekirse kuduz virüsü mutasyona uğrayıp insana geçiyor ve insanları çıldırtıyordu. Öyle ki enfekte olan insanlar diğer insanlara da virüsü bulaştırmak için önce üzerlerine kan kusuyor ya da onlardan kocaman ısırıklar alıyorlardı. Kocaman bir şehrin ıssız sokaklarında tek başına kalmış bir adam vardı ki, yalnızlıktan çok korkan biri olarak bana en korkutucu gelen sahnelerden biriydi.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsF2ef-pc5I/AAAAAAAAAD8/rfd2QYev4-Q/s1600-h/28weekslater1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098486519512527762" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsF2ef-pc5I/AAAAAAAAAD8/rfd2QYev4-Q/s320/28weekslater1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İkinci seri olma özelliği taşıyan bu filmdeyse önce bir evde enfekte insanlardan kaçarak yaşamaya çalışan bir kaç insan görüyoruz. Bir genç çift, bir yaşlı çift, bir sarışın bomba ve bir adam. Genç çift iyi ki çocuklarımızı okul gezisiyle yurt dışına göndermişiz diye düşünerek kendilerini teselli ederken sarışın bomba da 5 gün önce dışarı giden sevgilisinin geri dönmesini umuyor. O arada kapı şiddetle tıklanıyor ve dışarda küçük bir çocuğun olduğu anlaşılıyor. Çocuklarını düşünen genç annenin annelik duyguları kabardığından çocuk hemen içeri alınıp karnı doyuruluyor. Ama onu takip eden enfekteler girdiği evi görüp hırlayarak kapıları pencereleri kırıp eve dalıyorlar. Böylece macera da başlamış oluyor. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Herkes gibi genç çift de canlarını kurtarmaya çalışırken kadın küçük çocuğu da korumaya çalışıyor. Adam başaramayacağını anlayarak kadını ve çocuğu arkasında bırakıp evden kaçıyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Aylar sonra adamın bir asker kampına sığındığı ve şehrin göbeğinde ada olarak isimlendirilen bölgeye yerleştirilen insanlar arasına alındığı görülüyor. Adamın çocukları da tatilden dönüp bir sürü güvenlik önlemlerinden geçirilerek adamın yanına getiriliyor. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Çocuklar annelerinin öldüğünü öğrendikten sonra ufaklık annesinin yüzünü unuturum korkusuyla ablasından bir söz alıyor ve bütün güvenlikleri aşarak bir resim almak için kendi evlerine gidiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Evde annelerini görerek aslında ölmediğini ve bütün o zaman boyunca kendi evlerinde saklandığını öğreniyorlar. Bu şekilde kadın da yerleşim merkezine götürülerek bir sürü deneye tabi tutuluyor. Kadının aslında enfekte olduğu ama bundan etkilenmediği anlaşılıyor. Ama daha gerekli araştırmalar yapılamadan virüs birden tekrar aktif hale geliyor ve güya çevreden korunan adanın her bir yerini sarıveriyor. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Aa nasıl derseniz bir kadının intikamının nasıl feci bişi olduğunu görmek için buyrun seyredin :))&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;İlkinde daha çok gerildiğimi hatırlıyorum. Yine de fena sayılmazdı.. İyi seyirler!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-8057821036545397922?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/8057821036545397922/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=8057821036545397922' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/8057821036545397922'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/8057821036545397922'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/08/28-weeks-later.html' title='28 Weeks Later'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RsF2MP-pc4I/AAAAAAAAAD0/f5GyWEyBEWo/s72-c/28-Hafta-Sonra.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-2833331655432904720</id><published>2007-08-03T05:42:00.000-07:00</published><updated>2007-08-03T05:56:13.756-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='homer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anime'/><title type='text'>The Simpsons Movie</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RrMlz_-pczI/AAAAAAAAADM/03MtTFO48mM/s1600-h/s1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5094457178763916082" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RrMlz_-pczI/AAAAAAAAADM/03MtTFO48mM/s320/s1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ne zamandır bekliyorduk bu animeyi. Bayılıyorum Simpsonslara. Bademle birlikte (tabi eskiden ayrı ayrıydı) kendimizi bildik bileli seyrediyoruz sanırım.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Homie, zavallı şişko, tüm Springfield'ın meşalelerle evini basmasının yanısıra kurda kuşa bile yem oluyor bu filmde :)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Springfield günümüz dünyası gibi kirlenmeye başlamış (Fimde çeşitli filmlere göndermeler de yapılmış zaman zaman) Uygunsuz Gerçek'teki Al Gore gibi bilgili Lisa çıkıyor platforma ve anlatmaya başlıyor. Çöp dökmeyin, çevreyi kirletmeyin gibi. Hemen tedbir alınıp göl çevresine set çekiliyor ama her zamanki gibi Homer karşı geliyor kurallara. Spider pigin kakasını depoladığı büyük varili beleş donut dağıtan dükkana yetişebilmek için çöp sırası beklemek yerine seti kırarak göle döküyor. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Tabi göl anında kararıyor :) Tv de suçlunun Homer olduğu da gösterilince halk bir gece meşaleleri ellerine alıp kahramanlarımızın evine doğru yürüyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bu arada hükümet en kirli şehir olarak Springfield'ın üzerine kırılmaz camdan bir kubbe yerleştirip giriş çıkışları önlüyor. Akıllı kızımız Maggie sayesinde Homer ve ailesi kızgın halktan kurtulduğu gibi kubbenin dışına da çıkıyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Yeni bir hayata başlamak için Alaskaya gidiyorlar ve macera başlıyor :))&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RrMlSf-pcyI/AAAAAAAAADE/1mA2_PmSu7g/s1600-h/s2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5094456603238298402" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RrMlSf-pcyI/AAAAAAAAADE/1mA2_PmSu7g/s320/s2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Aslında Alaskada çok kalamıyorlar tabi. Siz en iyisi seyredin. Bart'ın "şeyini" bile görebilirsiniz. Puhahahah :))&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-2833331655432904720?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/2833331655432904720/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=2833331655432904720' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/2833331655432904720'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/2833331655432904720'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/08/simpsons-movie.html' title='The Simpsons Movie'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RrMlz_-pczI/AAAAAAAAADM/03MtTFO48mM/s72-c/s1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-355611511225913795</id><published>2007-07-29T21:20:00.000-07:00</published><updated>2007-07-29T21:35:35.177-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='miyazaki'/><title type='text'>Tonarı No Totoro</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;"My Neighbour Totoro"&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5092840313312073634" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rq1nSCzBV6I/AAAAAAAAABc/KcXn8uiuQ3s/s320/totoro.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Satsuki ve Mei eğlenceli mi eğlenceli, çok neşeli iki kardeştir. Anneleri hastadır ve hastanede yatmaktadır. Babalarıyla taşındıkları yeni evlerinde heyecanla koşturur ve her gördükleri yeni şeyden mutlu olurlar. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rq1o6izBV8I/AAAAAAAAABs/tJ0DJx53-8c/s1600-h/totoro3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5092842108608403394" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rq1o6izBV8I/AAAAAAAAABs/tJ0DJx53-8c/s320/totoro3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bir gün Mei bahçelerinde bulduğu gizli geçitten geçerek büyük ve kocaman göbekli orman perisi Totoro ile karşılaşır, onun pofidik göbeğinin üzerine düşer. İkisi beraber horul horul uyurlar :)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Daha sonra Satsuki de Totoroyla tanışır. Her şeye mutlulukla bağıran çağıran bu iki kardeş anneleri için bahçelerini güzelleştirmek isterler. Totoronun verdiği palamutları bahçelerine diker ve bir gece Totoroyla birlikte tohumdan ağaç olabilmesi için adeta tohum duası yaparlar :)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Miyazaki'nin her animesi gibi bu da çok güzeldi. Hatta doğaüstü varlıkları konu aldığı ilk anime olması açısından da önemli bir yeri varmış. Totoro daha sonra Ghibli Stüdyolarının da maskotu olmuş. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Siz de seyredin, tavsiye ederim. Diğer filmler kadar uzun olsa da eminim siz de çok çabuk bitti diye düşüneceksiniz..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rq1oOSzBV7I/AAAAAAAAABk/QQKUGdENd1U/s1600-h/totoro1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5092841348399191986" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rq1oOSzBV7I/AAAAAAAAABk/QQKUGdENd1U/s320/totoro1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-355611511225913795?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/355611511225913795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=355611511225913795' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/355611511225913795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/355611511225913795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/07/tonar-no-totoro.html' title='Tonarı No Totoro'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/Rq1nSCzBV6I/AAAAAAAAABc/KcXn8uiuQ3s/s72-c/totoro.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-8725393564253089310</id><published>2007-07-09T03:32:00.000-07:00</published><updated>2007-07-29T21:50:43.323-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tüm metal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='simya'/><title type='text'>Full Metal Alchemist</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIvtaCs29I/AAAAAAAAAAU/6LKSmi2KFvI/s1600-h/FMA"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5085179386385980370" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 196px; CURSOR: hand; HEIGHT: 114px; TEXT-ALIGN: center" height="185" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIvtaCs29I/AAAAAAAAAAU/6LKSmi2KFvI/s320/FMA" width="293" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Edward (Ed) ve Alphonse (Al) annelerini kaybeden iki kardeştir (Elric kardeşler). Babaları simyayla uğraştığı için ufak tefek de olsa simya yapabilmektedirler. Ancak babaları bir gün gitmiş ve geri dönmemiştir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIvHqCs28I/AAAAAAAAAAM/KPDESBz3N5M/s1600-h/fma_si4.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5085178737845918658" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIvHqCs28I/AAAAAAAAAAM/KPDESBz3N5M/s320/fma_si4.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir gün Al ve Ed annelerini simyayla diriltmeye karar verirler. Ancak simyada insan transmutasyonu yasaktır ve deneyenler kötü tecrübeler yaşamıştır. Al ve Ed de nasibini alır bu durumdan. Al tüm vücudunu kaybeder, Ed ise bir bacağını kaybeder. Al'ın ruhunu geri getirmek için bir kolunu da kaybeder. O arada Al'ın ruhunu bir zırha bağlamayı başarır. Hikaye de bundan sonra başlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;İki kardeş simya konusunda ustalaşmak ve felsefe taşına ulaşmak için yola çıkarlar. Ed (büyük kardeş) boy olarak çok kısadır ve boyunun kısalığıyla ilgili yorum yapan olursa Ed'in tepkilerini görmeniz tavsiye olunur :) &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Zaman içinde Ed ulusal simyacı olarak Tüm metal lakabını da alarak diziye ismini verir :)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;51 bölümden oluşan ve hatta finali de uzun metrajla yaplılan bu seriyi mutlaka izleyin. Biz 26. bölümü seyrettik en son. Her akşam 4-5 bölüm seyrediyoruz Bademle. Müthiş eğlenceli üstelik heyecanlı gidiyor. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-8725393564253089310?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/8725393564253089310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=8725393564253089310' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/8725393564253089310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/8725393564253089310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/07/edward-ed-ve-alfonse-al-annelerini.html' title='Full Metal Alchemist'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIvtaCs29I/AAAAAAAAAAU/6LKSmi2KFvI/s72-c/FMA' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-6670270209231278722</id><published>2007-07-02T21:58:00.000-07:00</published><updated>2007-07-09T06:00:16.497-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Neve Campbell'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ron Livingston'/><title type='text'>Relative Strangers</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIxWaCs2-I/AAAAAAAAAAc/UYxbaBKi000/s1600-h/rs.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5085181190272244706" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIxWaCs2-I/AAAAAAAAAAc/UYxbaBKi000/s320/rs.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ellen (Neve Campbell) ve Richard (Ron Livingston) birlikte yaşayan bir çifttir. Richard yazardır. Duyguları kontrol etmek ve her zaman sakinliği korumak üzerine bir kitap yazmıştır. Stresinden kurtulmak için arabada giderken bile deniz ve kuş sesleriyle dolu kaseti dinleyen biridir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bir gün Ellen ile Richard'ın ailesine yemeğe gittiklerinde çok şaşırtıcı bir haber alırlar. Richard evlatlık edinilmiştir ve onu evlat eden ailesi biyolojik anne-babasının kim olduğunu bilmemektedir. Richard, olayı araştırması için birini tutar ve ta taaaaaaaam sonunda evinin kapısında biyolojik anne-babası durmaktadır. Zile basarlar. Richard ve Ellen yemeği hazırlamış, sofrayı kurmuştur. Richard, annesinin bir zenci, babasınınsa zeki ve duygusal biri olduğunu hayal ederken kapıyı açarlar. Babası Frank Menure (Danny De Vito) annesi Agnes Menure (Kathy Bates) tir. Richard ilk izlenim için büyük bir hayalkırıklığı yaşar ama daha hiçbir şey görmemiştir :))&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Frank ve Agnes sirkte çalışan komik, çok konuşan ve her şeye çok karışan karşırık buruşuk iki insandır. Richard sakin yaşantısında yeni anne babasıyla tam anlamıyla dumur olmuş ve onları bulduğuna pişman olmuştur. Sonunda onları evden kovar. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bu arada Ellen ile düğün hazırlıkları yaparlar ama Ellen, Richard'ın biyolojik ailesine karşı olan davranışlarından son derece rahatsız olmuştur ve ilişkiye ara verir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Sonunda Richard hata yaptığını anlar ve çalıştıkları sirkte anne babasını bularak onları da düğünlerine davet eder.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Ve mutlu sooooooon!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Eğlenceli bir filmdi. Sıkıldığım yerler de oldu ama sonuç itibariyle vakit geçirmek için güzeldi. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-6670270209231278722?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/6670270209231278722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=6670270209231278722' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/6670270209231278722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/6670270209231278722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/07/relative-strangers.html' title='Relative Strangers'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIxWaCs2-I/AAAAAAAAAAc/UYxbaBKi000/s72-c/rs.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-8157813319875737391</id><published>2007-07-02T21:41:00.000-07:00</published><updated>2007-07-09T06:03:27.458-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Helena Bonham Carter'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aaron Eckhart'/><title type='text'>Conversations with Other Women</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIyGKCs2_I/AAAAAAAAAAk/04dTgCojeMU/s1600-h/cwow.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5085182010610998258" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIyGKCs2_I/AAAAAAAAAAk/04dTgCojeMU/s320/cwow.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Erkek (Aaron Eckhart) ve kadın (Helena Bonham Carter) bir düğünde karşılaşırlar. Hoş sohbet bol muhabbet derken eski zamanlara gider saygıdeğer yönetmenim. Genç bir kadın ve erkek vardır bu sefer karelerde. İlk tanışma sahneleri derken kamera tekrar kadın ve erkeğe döner. Bu arada tüm film boyunca film karesi ikiye bölük haldedir. Bir tarafta kadın gösterilir diğer tarafta erkek. Aynı zamanda, aynı olay karşısında verdikleri değişik ifadeleri ve tepkileri seyredebilirsiniz bu arada. Sağ karede kadının yüzünü alenen görürken erkeğin ensesini seyredebilirsiniz. Diğer karede de tam tersi, kadının ensesini seyredebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Film ilerledikçe erkek ve kadının o ilk eskiye dönüş zamanında ilk tanışma sahnelerine tanık olduğumuz gençlerin ileri yaşları olduğunu anlarız. Eskiden evli olan bu çift, şimdi erkeğin kız kardeşinin düğününde tekrar karşılaşmış ve sohbet etmeye başlamışlardır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Tabi sohbet ilerledikçe samimiyet de artar!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bence güzel bir filmdi. Hele aynı olaya farklı iki insanın tepkilerini aynı anda görüntüleyebilmek fikri çok güzeldi. Kadına mı erkeğe mi baksam yazıyı mı okusam telaşesini ben çok yaşamadım. Ama yaşayanlar varmış okudum diğer sitelerden. Değişik bir filmdi bence seyredilebilir efem!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-8157813319875737391?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/8157813319875737391/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=8157813319875737391' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/8157813319875737391'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/8157813319875737391'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/07/conversations-with-other-women.html' title='Conversations with Other Women'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIyGKCs2_I/AAAAAAAAAAk/04dTgCojeMU/s72-c/cwow.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-1443466114023660413</id><published>2007-06-25T03:34:00.000-07:00</published><updated>2007-07-09T06:06:52.742-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatsuya Fujiwara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ken&apos;ichi Matsuyama'/><title type='text'>Death Note (Desu Noto)</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Light (&lt;a href="http://www.imdb.com/name/nm0297885/"&gt;Tatsuya Fujiwara&lt;/a&gt;) Hukuk öğrencisidir. Çok zeki ve çalışkandır. Bir gün polis depatmanının sitesini heckleyerek bilgilere ulaşır ve adaletin suçlulara gereken cezayı veremediğini görür. Bunun doğruluğunu kendi gözleriyle görmek için bir gün suçlulardan birinin peşine düşer ve bir barda onu elini kolunu sallayıp gezerken, dahası öldürdüğü çocuk hakkında konuşup dalga geçerken görür. Ama Light'ın yapabileceği bir şey yoktur. Üzgün olarak bardan çıkar. Dışarı çıktığında yerde bir defter bulur. Üzerinde Death Note yazmaktadır. Light defterin nerden geldiğini anlamaz ama defteri yanına alır o anda ölüm meleği ile tanışır. Ölüm meleği, Ryuk, defteri düşürmüştür ancak bulanındır mantığıyla defterin Light'ta kalabileceğini söyler. Defterin özelliği, sayfasına yazılan her ismin farklı bir şekilde yazılmadığı taktirde 40 saniye içinde kalp krizi geçirerek ölmesidir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIytaCs3AI/AAAAAAAAAAs/AVVplcaPepc/s1600-h/dn.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5085182684920863746" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIytaCs3AI/AAAAAAAAAAs/AVVplcaPepc/s320/dn.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Light bunu denemek barda gördüğü adamın adını yazar ve adam 40 saniye içinde gerçekten de kalp krizi geçirerek ölür. Defter adaleti sağlayan yegane güç gibi gelir Light'a ve bütün katillerin isimlerini yazmaya başlar sırasıyla. Suçlular yolda sokakta, hapisanede bir bir ölmeye başlayınca durum polis teşkilatının da dikkatini çeker.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bay L (&lt;a href="http://www.imdb.com/name/nm1947564/"&gt;Ken'ichi Matsuyama&lt;/a&gt;) liderliğinde bir grup toplanarak Kira adını verdikleri bu katili yakalamaya çalışırlar. Ancak Kira da Bay L kadar zekidir ve her türlü tuzağı farkederek hepsinden kurtulur..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Acaba sonunda ne olacaktır? &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;**Dikkat Dikkat**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Sonunda Kira bütün gözleri kendi üzerinden çekmek için sevgilisini bu işe feda eder ve FBI ajanlarından birinin onu öldürmesini sağlar. Ama L onu yakalamış ve fakat çaktırmamıştır. Filmin devam filmi de varmış meğer. Bir yerde kesmek zorunda kalmışlar yani.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Film esasen bir animeymiş. Daha sonra film olarak çekilmiş. ilginç bir konusu var. Bir de Japon filmi. Japon filmleri hep değişiktir zaten. Sağolsun Badem Japon filmlerini çok sever :) Yine de animesi çok daha güzeldir diye düşünüyorum. Bi ara indirmek lazım bölümlerini. Badem'e duyurulur!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-1443466114023660413?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/1443466114023660413/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=1443466114023660413' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/1443466114023660413'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/1443466114023660413'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/06/death-note-desu-noto.html' title='Death Note (Desu Noto)'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_oq5IWEd0YxA/RpIytaCs3AI/AAAAAAAAAAs/AVVplcaPepc/s72-c/dn.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-1223557242800254621</id><published>2007-06-25T02:51:00.000-07:00</published><updated>2007-06-25T03:29:44.725-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ryan Kwanten'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Laura Regan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Donnie Wahlberg'/><title type='text'>Dead Silence</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.imdb.com/gallery/ss/0455760/Ss/0455760/11_11.JPG.html?hint=tt0455760"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Jamie (Ryan Kwanten) ve Lisa (Laura Regan) evde otururken zil çalar. Kapıyı açtıklarında kapıda isimsiz büyük bir paket görürler. Kimin gönderdiği belli olmayan bu paketten bir kukla çıkar. Sevimsiz ve ürkütücü görünen bu kuklayı Lisa çok beğenir ve koltuğa oturtur. Jamie yemek almak için dışarı çıkıp eve geldiğinde Lisa'yı ölü olarak bulur.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Polisler olay yerine geldiklerinde Jamie'yi de merkeze götürür ve sorguya alırlar. Dedektif Lipton (Donnie Wahlberg), Jamie'nin karısını öldürdüğünü düşünmektedir. Artık Jamie hem karısının katilini bulmak hem de kendini temize çıkarmak zorundadır..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Böylece katilin kuklayla ilişkisi olduğunu düşünerek kuklayı araştırmaya başlar. Kuklayı yapan Mary Shaw'a kadar gider. Ancak yıllar önce küçük bir çocuğu kaçırıp öldürdüğü düşünülerek kadın dili kesilerek öldürülmüş ve vasiyeti üzerine Jamie'deki gibi 101 kuklasıyla birlikte gömülmüştür. Bundan sonrasını çözmek yine Jamie'ye düşer..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;**Dikkat Dikkat**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Sonunda Mary Shaw'ın kuklaları aracılığıyla kendi ölümüne sebep olanları aileleri dahil dillerini keserek öldürdüğü, hepsinin dilini kendine ekleyerek her biri gibi konuşmaya başladığı anlaşılır. Jamie, Mary Shaw'ın yaşadığı ve sahne aldığı yere giderek kuklalarla birlikte orayı yakar. Mary Shaw'un ruhu da (!) yanar. Ama kuklalardan Billy dışarda kalmıştır..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Ben beğenmedim. Katil oyuncak chucky'ye benzeyen bişeydi bence. Çok gerekli bir film değildi yani. Testerenin yapımcılarından olduğu için çok da merakla beklenen bir filmmiş hayret. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-1223557242800254621?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/1223557242800254621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=1223557242800254621' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/1223557242800254621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/1223557242800254621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/06/dead-silence.html' title='Dead Silence'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-6935000013721335377</id><published>2007-06-24T22:23:00.000-07:00</published><updated>2007-06-25T03:56:35.134-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Will Ferrel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Emma Thompson'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maggie Gyllenhaal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dustin Hoffman'/><title type='text'>Stranger Then Fiction</title><content type='html'>&lt;a title="Stranger Than Fiction" href="http://www.imdb.com/title/tt0420223/photogallery" name="poster"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/gallery/ss/0420223/Ss/0420223/sf15.jpg?path=gallery&amp;amp;path_key=0420223"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Kahramanımız Harold Crick (Will Ferrel) bir sabah uyanır ve her sabah olduğu gibi sayılarla yaşantısını kısıtlar. Her bir dişini 32 kere fırçalaması, otobüs durağına kadar 70 adım atması (sayıyı tamamen uydurdum) ile hayatını kısıtlar, çünkü ne bir fazla ne bir eksik yapar o güne kadar. Ama o gün her hareketini anlatan bir anlatıcı duymaya başlar. Bir kadın sesi Harold'un yaptıklarına adeta tercüman olmakta ve hatta Harold'ın duygularını bile açığa vurmaktadır. Harold önceleri sakin kalabilse de zamanla sesi sadece kendisinin duyabildiğini farkeder. Üstelik ses Harold'un ölümünden önce bile demiştir. Bu cümleden hoşlanmayan Harold önce doktora, çare bulamayınca da bir edebiyatçıya gider. Prpf. Jules Hilbert, önceleri Harold'la ilgilenmez. Ama Harold'ın söylediği "edebi" bir söz üzerine meraklanır ve Harold'a yardım etmeye karar verir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bir yandan anlatıcımız yazar Karen Eiffel ile (Emma Thopmson) tanışırız. Karen, her hikayesinin sonunda kahramanını öldüren ünlü bir yazardır. Ama yazar tıkanması yaşamaktadır ve hikayesine bir türlü uygun sonu bulamaz. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Harold, mali müşavir olarak çalışmaktadır ve teftiş etmesi gerekn yerler vardır duyduğu seslere rağmen. Bir gün teftiş için bir pastacıya gittiğinde Ana Pascal ile (Maggie Gyllenhaal) tanışır. Ana, pastanenin sahibi, bilerek vergi kaçırmıştır ve ödemeye de niyeti yoktur. Harold, ilk görüşte aşık olur Ana'ya. Bunda Karen'in de payı vardır aslında :)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Ana ceza alması gerekirken Harold bir türlü veremez bu cezayı. Ana'dan o kadar çok hoşlanmıştır ki, sürekli gider gelir olur pastaneye. Sonunda Ana da ondan hoşlanır ve flört etmeye başlarlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bu arada Harold, Hilbert ile birkaç buluşmasından sonra bir gün TV de Karen'i görür ve duyduğu sesin bu kadına ait olduğunu farkeder. Karen'i çeşitli yerlerde arar ama bulamaz. Kadının telefonu kimsede yoktur. Harold, sonunda işyerine gidip vergi dosyasından numarayı bulur ve kadını arar. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Kadın şok! :) Önce inanamaz. Sonra dumur olur. Her hikayemde birini öldürüyorum hepsi gerçekse ben neyim durumlarına düşer.. Harold ona ölmek istemediğini ve hikayesinde onu öldürmemesini rica eder. Ama kadın taslağı hazırlamıştır bir kere..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Harold taslağı okumaya dayanamaz ve onu Hilbert'e verir. Hilbert hikayeyi çok beğenir ama Harold'a nasıl öleceğini anlatmaz. Bunu kendisinin öğrenmesi gerekir çünkü. Harold merakına yenik düşer ve hikayenin sonunu okur..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Harold da beğenir hikayeyi ve Karen'a gider. Ona kitabın sonunu beğendiğini, ölse de güzel bir sonla öleceği için hikayeyi bu şekilde yazmasını söyler. Karen kabul eder ve kitabın son sayfalarını daktilo etmeye başlar. O her tuşa bastığında, yazdıkları gerçek olur.. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Harold her zamanki gibi işe gitmek üzere otobüs durağına gitmektedir. Normalde kıl payı yetiştiği 6,15 arabası için bugün erken gelmiştir çünkü daha önce bozulan saatini düzeltmek için saat sorduğu adamın saati 3 dakika ileridir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Tam otobüs gelirken bisikletli bir çocuk otobüsün önüne çıkar ve Harold da onu kurtarmak için otobüsün önüne atlar. Güm!! Harold sessizce yerde yatmaktadır..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;**Dikkat Dikkat** &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Son kareler bir hastanede geçiyor. Harold ölmemiş! Karen, hikayelerinin sonunda öldürdüğü insanların gerçek olduğunu görünce onları öldürmekten vazgeçmiş ve Harold'ı birçok kemiği kırık ama kalbi sağlam (Ana ile birlikteler) bir halde bırakmaya karar vermiş.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Değişik bir filmdi. İzlenilebilir efem!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-6935000013721335377?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/6935000013721335377/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=6935000013721335377' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/6935000013721335377'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/6935000013721335377'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/06/stranger-than-fiction.html' title='Stranger Then Fiction'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-9001422732542992905</id><published>2007-06-20T22:07:00.000-07:00</published><updated>2007-06-20T22:45:26.111-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tobey Maguire'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kirsten Dunst'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='James Franco'/><title type='text'>Spiderman 3</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/gallery/ss/0413300/Ss/0413300/PK05.jpg?path=gallery&amp;path_key=0413300"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Dün sinemaya gittik eşimle. Spiderman kahramanlarımdan biridir diye büyük bir heyecanla gittik.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Filmin sonuna kalmadan filmin ismini değiştirdim ben. Zırlak, sırıtkan ve çığırtkan olsaymış daha iyi olurmuş bence..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Kahramanımız (!) Peter Parker bu filmde tam bir avanak. Sinir oldum ya. Spiderman normalde (bkz çizgi filmleri) esprili, kendine güvenli, 3-5 kişiyi bile alt edebilen bir kahramandır yani. Ama bu film komedi filmi mi aşk filmi mi belli değildi.. Neyse yorumlarımı sona saklayıp da filmi anlatayım biraz..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Peter ve Marry Jane sonunda sevgili olmuşlar. M.J. bir tiyatroya başlamış. Karanlıkta ışıl ışıl parlayarak çıkıp şarkı falan söylüyor beyaz elbisesinin içinde. Çok da etkileyici görünüyor ama ertesi gün gazetelerde hep kötü eleştiriler yazılıyor. Görüntü güzel ama ses yok diyorlar kısaca.. M.J. çok üzülüp olumsuz etkileniyor haliyle. Peter ise Spiderman olmanın verdiği bir şımarıklık gösteriyor. M.J. le gerektiği gibi ilgilenmiyor, kendi derdine düşüyor. Bir yandan da ona evlilik teklifinde bulunmak için ter döküyor..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bir gün uzaydan bir meteor düşüyor dünyaya. Ama küçük bir şey olduğu için kimse farketmiyor. Tam da o sırada Peter orda olduğu için uzaydan gelen siyah yapışkan şey Peter'ın bisikletine yapışıp onunla evine kadar gidiyor. Bir gün Peter çok sinirliyken uykuya dalınca bu küçük, siyah ve yapışkan şey Peter'ın üzerine yapışıp kırmızı-mavi olarak bildiğimiz kahraman formasını siyaha boyuyor. Peter uyandığında kendini bir binanın tepesinde ters asılıyken buluyor. Siyah şey ona ayrı bir güç katıyor. Peter durumdan memnun tabi. Oysa onu olumsuz etkiliyor bu siyah yapışkan şey. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Harry, babasını öldürdüğünü düşündüğü için Peter'a düşman kesiliyor. Babasının intikamını almak için kabine girip yeşil dumanı o da soluyup Green Goblin junior oluyor. Peter'la ağır dövüş sahneleri sonrasında yere düşüp kendinden geçiyor. Kahraman Peter hemen onu hastaneye yetiştiriyor ve küçük hafıza kayıpları olduğunu öğreniyor. O andan sonra her şey güllük gülistanlık tabi. Kanka falan diye sesleniyorlar birbirlerine. İşte bundan sonra Harry, sırıtkan ünvanını hak ediyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bir yanda da kum adam hayat buluyor. O da meğer Ben amcayı öldüren adammış. Peter bunu duyunca onun da peşine düşüyor tabi. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Peter böyle şeylerle meşgulken M.J. oyundan kovuluyor ve başka bir yerde hem şarkıcı hem garson olarak çalışmaya başlıyor. İhtiyacı olduğunda Peter yanında olmadığı için Harry'e gidip onunla yakınlaşıyor. Sonra pişman olup ordan ayrılıyor. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Peter yapışkan şeyin onu ele geçirmeye başladığını farkedip ondan kurtulmaya çalışıyor. Tam da o sırada rakibi olmaya çalışan Eddie oralarda olduğu için siyah yapışkan ona yapışıyor. Çizgi filmlerden de tanıdığımız uzun sivri dilli siyah cübbeli yaratık halini alıyor Eddie. O da Spiderman'a düşman. O da onu öldürmek istiyor. Tek başına yapamayacağı için kum adama gidip plan yapıyor. İkisi birden Spiderman'a tuzak kurup M.J. yi yakalıyorlar. Peter durumu öğrenince Harry'den yardım istiyor. Harry ilkten reddediyor ama sonunda dayanamayıp o da Spiderman'a yardıma gidiyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;**Dikkat Dikkat**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Sonunda M.J. kurtuluyor. Harry ölüyor. Kum adam yanlış anlaşıldığını, her şeyi hasta kızı iyileşsin diye para bulmak için yaptığını anlatıyor. Eddie, Peter onu yapışkandan kurtarmaya çalışırken tekrar yapışkana gidiyor ve bom!! Ve son..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Anlatırken, yazarken vs bile canım sıkıldı. Eminim okurken de siz sıkılmışsınızdır. Kötü bir filmdi ya. Acaip hayal kırıklığı oldu yani. Nerde benim yakışıklı, cool, esprili Peter'ım? :(&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-9001422732542992905?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/9001422732542992905/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=9001422732542992905' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/9001422732542992905'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/9001422732542992905'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/06/spiderman-3.html' title='Spiderman 3'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-1924617548079758896</id><published>2007-06-19T22:44:00.000-07:00</published><updated>2007-06-19T23:15:47.706-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oh Young-soo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kim Jong-ho'/><title type='text'>Bom, Yeoreum, Gaeul, Gyeowool, Geurigo Bom</title><content type='html'>&lt;a title="Bom yeoreum gaeul gyeoul geurigo bom" href="http://www.imdb.com/title/tt0374546/photogallery" name="poster"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/rg/photos-name/summary//gallery/ss/0374546/Ss/0374546/4.jpg.html?path=gallery&amp;path_key=0374546"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;"İlkbahar, yaz, sonbahar, kış ve ilkbahar" olarak Türkçe isimlendirilen sessiz, ilginç bir filmdi..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Filmde ciddi anlamda bir sessizlik, ama bu sessizliğin arkadaşlık ettiği, müthiş huzur verici doğa manzaraları var. Aynı manzarada yaşanan dört mevsim ve her mevsimin insanlar üzerindeki etkisi anlatılıyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Gölün ortasındaki bir kulübede yaşayan, bizim ak sakallı dede diye tabir ettiğimiz bir keşiş ve onun yetiştirdiği tombik bir oğlan çocuğu görüyoruz ilk sahnelerde. Konuşma o kadar az ki ilk yarım saatte duyduğumuz nerederyse "usta beni de bekle" ve "bu ot iyidir bu ot kötüdür" den ibaret oluyor. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;İlk mevsimde yani ilkbaharda bu tombik oğlanın doğayı ve kendini tanışıyı ve kazandığı tecrübeleri görüyoruz. Çocuk aklıyla sandala binerek toprağa çıkıp eline geçen balık, kurbağa ve yılana birer taş bağlayıp kıvranmalarını eğlenerek seyrediyor. Ama bir de bakıyoruz ustası olarak tanıdığımız keşiş, uçarak mı gelmiş belli olmayan bir halde, tepeden çocuğu izliyor. Çocuk kulubeye dönüp de uykuya daldığında, ustası yaptığının yanlış olduğunu anlatabilmek için çocuğun sırtına bir taş bağlıyor ceza olarak. Ertesi gün çocuk uyanıp da taşı görünce önce mızıklanıyor sonra ustasının söylevi üzerine önceki gün bağladığı hayvanları tek tek bulup taşlarını çıkarmak için onları arıyor. Bazıları için çok geç oluyor tabi..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;İkinci mevsimde yani yazda tombik çocuk yine tombik ama bu sefer bir delikanlı olarak çıkıyor karşımıza. Mevsim yaz ya, çocuğun içi de kıpır kıpır. Tedavi görmek için kulubeye gelen bir kızın üzerine atlıyor nerdeyse. Kız başta mırın kırın durumlarında olsa da sonunda bir de bakıyoruz ustası bunları salda çırılçıplak yakalıyor. Kızın iyileştiği anlaşılıyor tabi ve ona yol görünüyor. Kız gönderilince çocuk da pılını pırtısını toplayıp kulubeyi terkediyor. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Mevsimlerden sonbahar.. Bir gün usta yemek yerken, yemeğini sardığı gazetenin küpüründe bizim tombik oğlanı görüyor. Saçlar uzayıp normal insan boyutuna gelmiş ama bizim oğlan artık bir kaçak. Dağın başında kız ya da başka bir insan görmediği için insanlar arasına karıştığında sevgisini nasıl göstereceğini bilemeyen ve tepkileri aşırıya kaçan tombik evlenmiş ve aldattığını öğrenince karısını öldürmüş meğer. Tabi ilk durağı kulube oluyor. Ustası yine onu cezalandırıyor falan filan ama sonunda adeletin eline de teslim ediyor. Yine de üzüntüsünden kendini sandala atıp hem sandalın su almasını sağlıyor hem de sandala koyduğu odunları yakarak kendine çıkış yolu bırakmıyor.. Sandal yanıyor yanıyor ama bir de bakıyoruz yanan yerden küççük bir yılancık çıkıp kulubeye gidiyor. Bak şimdi yoksa şekil mi değiştirdi bizim şu aksakallı dede diye düşünmeye başlıyoruz. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Ve kış geliyor. Kapıda bizim çocuk beliriyor yine. Ama artık çocuk değil. Büyümüş, cezasını çekmiş bir adam duruyor karşımızda. Her yer buz olduğu için yürüye yürüye gidiyor kulubeye. Burda iç huzura kavuşup adeta yogileşiyor. Bir gün bir kadın geliyor kulubeye. Elinde bir bebe. Bu bebeği ağlaya zırlaya bizim yogiye teslim ediyor. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Sular eriyor ve mevsim yeniden ilkbahara dönüyor.. Sahne ilk dakilalarda gördüğümüz sahneye çok benziyor. Bir usta (ilk sahnede gördüğümüz tombik çocuk artık usta konumunda) ve eğittiği bir çocuk.. Bir gün bu çocuk da sandalla karaya çıkıp bulduğu hayvanların ağzına taş sokarak eğleniyor ve kısır döngü başlıyor..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-1924617548079758896?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/1924617548079758896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=1924617548079758896' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/1924617548079758896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/1924617548079758896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/06/bom-yeoreum-gaeul-gyeowool-geurigo-bom.html' title='Bom, Yeoreum, Gaeul, Gyeowool, Geurigo Bom'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-6634596409627585762</id><published>2007-06-14T06:25:00.000-07:00</published><updated>2007-06-14T06:37:23.755-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1. sezon sonu'/><title type='text'>Heroes bilmem kaçıncı bölüm</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Heroes'un da 1. sezonunu bitirdim. Bir yerde okumuştum da yok öyle değildir demiştim kendi kendime. Öyleymiş hakkaten, son bölümler çok bayıkmış. 18. bölüme kadar her şey çok heyecanlı, her şey çok güzeldi. Ama sonraki bölümler o heyecanı yaşatmadı bana da..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;2. sezondan umutluyum ama. Galiba kahramanımız Hiro Nakamura o resimdeki ejdarhayla gerçekten savaşacak :)) Babası da az değilmiş bu arada..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Son bölümler çok heyecanlı olmasa da bir kaç şey öğrendik..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;**Dikkat Dikkat**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Hiro'nun babası da her şeyden haberdarmış!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Mr. Linderman almış başını gidiyor. Onun da iyileştirici gücü varmış meğer!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Peter Petrelli'yi ilk bölümlerde erkek hemşire olarak tanımıştık. Hiro'yla karşılaştıktan sonra onun gücünü kopyalayarak kendine de geçirmişti. Bu şekilde, ama istemsiz olarak, zamanda yolculuk yaptı ve geçmişe döndü. Bir anda hemşirelik yaptığı zamanda buldu kendini. Bakıcık yaptığı tonton amcayla Peter'in annesini konuşurken yakaladı. Annesinin bile bombadan taaa o zamanlardan beri haberi olduğunu anladık böylece. Bu arada annesi onu farketmedi ama o tonton amca Peter'i görüp onla konuşabiliyordu!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Mr. Linderman sonunda öldü. Ya da biz öyle sandık. Bilmem iyileşir mi..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Tanıdığımız bütün yetenekliler sonunda buluştu. Bir noktada hep bağlıydılar zaten birbirlerine.. Bu buluşma noktasında Hiro, Sylar'ı öldürdü. Ama aslında öldüremedi. Sylar'ın düştüğü yerde yeller esiyordu bölüm sonunda.. Üstelik yakındaki rögar kapağına kadar kan izi vardı ve hatta kapak yarım kapanmıştı :(&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-6634596409627585762?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/6634596409627585762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=6634596409627585762' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/6634596409627585762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/6634596409627585762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/06/heroes-bilmem-kanc-blm.html' title='Heroes bilmem kaçıncı bölüm'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-322565839640800856</id><published>2007-06-10T23:12:00.000-07:00</published><updated>2007-06-11T00:20:25.549-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ben Whishaw'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rachel Hurd-Wood'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alan Rickman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dustin Hoffman'/><title type='text'>Perfume : The Story Of A Murderer</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Haftasonu bu filmi seyrettik eşimle..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Oldukça ilginç bir filmdi.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Hikaye balık pazarında bir kadının 1 dakikalığına yere uzanarak "cırt" diye doğum yapması ve bebeğin ağlama sesi duyulduğunda onu yerdeki leş gibi balık kanları, kurtları vs nin içinde bırakarak insanların suçlamalarından kaçmasıyla başlıyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Yine de kadını yakalayıp asıyor ve bebeği de bir yetimhaneye bırakıyorlar. Çocuk, Jean-Baptiste Grenouille, büyüdükçe ilginç bir şahsiyet olduğunu anlıyoruz. Acaip bir koku hafızası ve koku alabilme yeteneği var. Bu yeteneğiyle bir gün bir zamanlar çok ünlü olan parfümcünün yanında işe başlıyor. İşe girdiği ilk gün, parfümcünün ömründe duyduğu en güzel kokuyu yaratıyor. Grenouille, gördüğü ve kokusunu duyduğu her şeyin kokusunu çıkarmaya çalışırken patronu bir gece gürültüyle uyanıyor ve bu garip gencin kedisini kaynattığını görüyor. Sonunda Grenouille her şeyin kokusunu çıkarmayı orda öğrenemeyeceğini düşünerek başka bir yere gitmek üzere yola çıkıyor. Bu yolculuk sırasında kendi kokusunun olmadığını farkedip önce bir buhran geçiriyor sonra insani kokabilmek için diğer insanlardan insan kokusu yapmaya başlıyor. Tabi ilk seferde tepkiyle karşılaşınca kokusunu beğendiği kadınları tek tek öldürmeye ve ölü bedenlerini yaglayip, distilleyip kokularını çıkarmaya başlıyor..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;İşte garip bir katilin öyküsü bu..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Yorumuma gelince, ben karanlık filmleri çok sevmiyorum. Karanlık derken mekan olarak karanlık yerlerde karanlık saatlerde geçen filmleri çok sevmiyorum çünkü karanlıkta doğru dürüst bir şey görmüyorum. Bu filmde insanlar da hep karanlıktı. Hani şimdi olduğu gibi geçmişte de zengin-fakir arasındaki fark büyüktü ya, fakir olanlar hep kir pas içinde gösterilmiş. Dolayısıyla Grenouille de eli yüzü kir, yağ içinde, tırnakları kararmış vaziyette olunca zaten ara ara midem kalktı.. Güzel kadınları tek tek öldürmesine de gıcık oldum. Filmin felsefesi melsefesi bir yana ben çok hoşlanmadım.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-322565839640800856?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/322565839640800856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=322565839640800856' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/322565839640800856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/322565839640800856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/06/perfume-story-of-murderer.html' title='Perfume : The Story Of A Murderer'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4913194076088137924.post-8492451785028341020</id><published>2007-06-08T10:09:00.000-07:00</published><updated>2007-06-08T10:10:11.679-07:00</updated><title type='text'>Breaking and Entering</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;Dün seyrettik bu filmi de..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;Her gün her gün film mi seyredilir demeyin. Salonunuzun duvarları müsaitse, koltuğunuz yayılmak için çok uygunsa, evde bir de projektörünüz varsa o zaman beni çok iyi anlarsınız..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;Dün Zeynepler geldiler yemeğe. Yemek dediğim de öyle allı güllü yemek değil. Çayın yanında annelerimizin "gün" adı altında çektikleri ziyafet benzeri bir şey..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;Neyse konumuza dönelim:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;Jude Law (Will), Robin Wright Penn (Liv), Juliette Binoche'un (Amira) oyunculuklarını gösterdikleri hoş bir filmdi. Jude Law'ı beyaz perdeye çok yakıştırdığımı farkettim. Belki de "The Holiday"deki oyunculuğunun etkisindeyim hala :)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;Will ve Liv 10 senedir birlikte yaşayan bir çifttir. Liv'in ayrıldığı eşinden Oana adında bir kızı vardır. 13 yaşında, jimnastikle uğraşan bir otistiktir. Hiç uyumayan ve sürekli egzersiz yapan, renk vs takıntısı olan bir çocuktur. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;Will mimardır ve Kings Cross için güzel planları vardır. Bir gün iki ortak birlikte çalıştıkları bina soyulur. Bilgisayarlar ve monitörlerin hepsi çalınır. 6 gün sonra yeni bilgisayarlar geldiğinde bina tekrar soyulur, bu sefer önceki sefer Will'in kişisel bilgisayarında olan Oana ve Liv'i gösteren videolar ve fotoğraflar bir cdye yüklenerek Will'in masasına bırakılmıştır. Soygun yapan her kimse resimleri incelemiş ve Will'de kalması gerektiğini düşünerek cd ye yüklemiştir(işte insanlık!). 3. kez soygun gerçekleştirilebilir düşüncesiyle Will ve ortağı binalarını gözetlemeye başlarlar. Bir kaç gün sonra Will binalarına girmeye çalışan kişiyi görür. Bu sadece bir çocuktur(Miro). Will onun peşinden koşar ve çocuk izini kaybettirdiğini sanırken, onu evine kadar takip eder. Gördükleri onu şaşırtır çünkü karşısındakiler bir kaç gün önce parkta karşılaştıkları Bosna'lı anne-oğuldur. Kapılarını tıklamadan zildeki numarayı alır ve kadını arar. Kadın (Amira) terzidir ve Will yırtık ceket bahanesiyle onun evine gider. Bu şekilde Amira ile ilişkileri başlar. Aslında Will'in aklındaki plan başta bu değildir, soygun yapanları yakalamaktır ve Amira'nın evine ilk gittiği gün oğlu Miro'nun kendisinden çalarak yaptığı maketlerle hazırladığı projeleri görür ve ilgileniyormuş gibi yaparak Miro'nun kendisine uğraması için kartvizitini bırakır. Ama Amira oğluna Will'den bahsetmeyi unutur. Miro bir gün eve geldiğinde kartviziti görür ve Will'in her şeyden haberi olduğunu anlar. Aslında yaşça küçük bir çocuk olduğundan zırlayarak her şeyi annesine anlatır. Amira her şeyi öğrense de bunu Will'e belli etmez. Onunla birlikte olur ve her ihtimale karşı diye bir arkadaşına çıplak fotoğraflarını çektirir. Ama buna gerek kalmayacaktır çünkü Will iyi bir insandır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;Will, Amira'yla vakit geçirirken bir yandan da Oana'yla ilgilenmeye çalışır. Oana aslında Will ile Liv arasındaki bağlardan biridir ve filmin sonuna doğru geçireceği kaza sonrasında (merak etmeyin ciddi bir şey değil) Will ve Liv arasındaki bağların daha da kuvvetlenmesini sağlar. Tabi Will de Amira'da aşkı ararken, aradığının yeni bir aşk değil, kaybettiği aşk olduğunu farkeder ve Liv'e döner..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;Hah nihayet yazacağım bölüm bitti :) Gerisini seyredersiniz artık, tabi anlaşılamayan bir bölüm kaldıysa :)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;Anlatırken bayık gibi gelmiş olabilir belki ama hoş bir filmdi hakkaten. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;Ana fikir : Parmaklarınla reçel yersen ellerin yapış yapış olur :))&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4913194076088137924-8492451785028341020?l=cinar-filmaniac.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/feeds/8492451785028341020/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4913194076088137924&amp;postID=8492451785028341020' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/8492451785028341020'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4913194076088137924/posts/default/8492451785028341020'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinar-filmaniac.blogspot.com/2007/06/breaking-and-entering.html' title='Breaking and Entering'/><author><name>cinar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08672510571772878751</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='20' src='http://4.bp.blogspot.com/_oq5IWEd0YxA/SYHrWutmZUI/AAAAAAAACPk/JhsrFVuXqEE/S220/CowboyBebop57.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
